Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, ABD ile İran arasında Katar'ın başkenti Doha'da yapılması planlanan dolaylı müzakerelere arabuluculuk yapılması konusunu ele aldı. Görüşme, bölgesel gerilimlerin azaltılması ve diplomatik kanalların açılmasına yönelik çabalar kapsamında kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. İki ülke lideri, nükleer müzakerelerdeki tıkanıklığın aşılması ve Körfez bölgesinde istikrarın sağlanması için ortak bir zemin oluşturulması amacıyla iş birliği yapma kararı aldı.
Gelişmenin arka planı ve diplomatik çabalar
Uzun süredir devam eden ABD-İran gerilimi, özellikle İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle tırmanışa geçmişti. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, selefi Donald Trump'ın 2018'de çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı'na (KOEP) geri dönmek için dolaylı müzakereleri sürdürüyor. Katar, bu müzakerelere ev sahipliği yapan ülkelerden biri olarak öne çıkarken, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın arabuluculuk rolü bölgesel denklemde yeni bir dinamik yaratıyor.
Pakistan'ın bu süreçteki rolü, özellikle Suudi Arabistan ile yakın ilişkileri ve İran'la sınır komşusu olmasından kaynaklanıyor. İslamabad yönetimi, tarihsel olarak hem Riyad hem de Tahran ile dengeli bir dış politika izlemeye çalışmış, ancak Suudi Arabistan'daki Pakistan diasporası ve askeri bağlar ağırlıklı olarak Riyad lehine bir denge oluşturmuştur. Şahbaz Şerif, bu telefon görüşmesinde ayrıca Keşmir meselesi ve Afganistan'daki son gelişmelere de değindi.
Suudi Arabistan'ın arabuluculuk çabaları, özellikle Yemen'deki savaşın yarattığı bölgesel istikrarsızlık ve İran'ın Husilere verdiği destek nedeniyle karmaşık bir boyut taşıyor. Veliaht Prens Muhammed bin Salman, ABD Başkanı Biden ile görüşmelerinde bölgesel güvenliğin sağlanması için İran'la diyaloğun önemini vurgulamıştı. Bu telefon görüşmesi, Riyad'ın arabuluculuk rolünü genişletme isteğini de yansıtıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Doha müzakerelerinin önemi
Doha'da yapılması planlanan müzakereler, ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelerin devamı niteliğinde. Önceki turlarda, İran'ın nükleer programının kısıtlanması karşılığında yaptırımların kaldırılması gibi temel konular ele alınmış, ancak özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme düzeyi ve uluslararası denetimler konusunda ilerleme sağlanamamıştı. Katar, bu süreçte arabuluculuk yaparak hem ABD hem de İran ile iyi ilişkilerini kullanıyor.
Pakistan ve Suudi Arabistan'ın dahil olması, müzakerelere yeni bir ivme kazandırabilir. İki ülke, İran'la diplomatik kanalları açık tutarken, ABD'nin bölgedeki çıkarlarıyla da uyumlu bir pozisyon almaya çalışıyor. Özellikle Suudi Arabistan, İran'ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamak isterken, Pakistan ise ekonomik istikrarı için Körfez ülkelerinden gelen mali yardıma bağımlı durumda. Bu nedenle, her iki ülke de ABD ile İran arasında bir anlaşmanın bölgesel gerilimleri azaltacağını ve kendi çıkarlarına hizmet edeceğini düşünüyor.
Analistlere göre, Doha müzakerelerindeki en büyük engel, İran'ın nükleer programının tamamen durdurulmasına yanaşmaması ve ABD'nin yaptırımları kademeli olarak kaldırmak istemesi. Bununla birlikte, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın arabuluculuğu, özellikle İran'ın Suudi Arabistan'la doğrudan görüşmelere başladığı bir dönemde, daha geniş bir uzlaşının yolunu açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliğinin azalması ve olası bir nükleer anlaşma, Türkiye için bölgesel istikrar açısından olumlu bir gelişme olabilir. Türkiye, İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında yakın ilişki içinde; ABD yaptırımlarının gevşemesi, Türkiye'nin İran'dan doğal gaz ithalatını kolaylaştırabilir. Ancak Suudi Arabistan'ın arabuluculuk rolü, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu dengeleme potansiyeli taşıyor. Özellikle Katar merkezli bu görüşmeler, Körfez'deki yeni ittifakları yansıtırken, Türkiye'nin Katar'la askeri ve diplomatik bağları bu süreçte dolaylı bir kazanım sağlayabilir. Ankara, İran'la da dengeli ilişkilerini koruyarak bölgesel gerilimlerin azaltılmasına katkıda bulunan bir pozisyon izlemeye çalışacaktır.