Suriye'nin başkenti Şam'ın merkezi Al-Hicaz bölgesinde bulunan bir kafede dün akşam saatlerinde meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 6 sivil hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı. Patlayıcı maddenin kafenin içinde yerleştirildiği tahmin edilirken, olay anında kafede yoğun bir müşteri bulunuyordu. Suriye resmi haber ajansı SANA, olayı 'terör saldırısı' olarak nitelendirirken, henüz hiçbir örgüt saldırıyı üstlenmedi. Patlamanın, Suriye'de son dönemde görece sakinleşen başkentte yeniden bir güvenlik endişesi yarattığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Şam, iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana zaman zaman bombalı saldırılara sahne oluyor. Beşşar Esed rejiminin kontrolündeki başkent, 2018'den itibaren büyük ölçüde güvenli hale getirilmişti. Ancak son yıllarda özellikle sivil hedefleri vuran patlamalar yaşanıyor. Haziran 2023'te Şam'ın güneyinde bir bombalı saldırıda 3 kişi ölmüş, 2022'de ise bir polis aracına düzenlenen saldırıda 2 güvenlik görevlisi hayatını kaybetmişti. Rejim, bu saldırılardan genellikle IŞİD ya da muhalif grupları sorumlu tutuyor. Bugünkü patlamanın, Suriye'deki siyasi çözüm çabalarının sürdüğü bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler'in ara buluculuğunda Esed yönetimi ve muhalifler arasında yürütülen anayasa komitesi görüşmeleri, kısa süre önce Cenevre'de yeniden başlamıştı.
Patlamanın yaşandığı Al-Hicaz bölgesi, Şam'ın işlek noktalarından biri olarak biliniyor. Bölgede çok sayıda kafe, restoran ve dükkan bulunuyor. Olayın ardından güvenlik güçleri bölgeyi ablukaya alırken, yaralıların çevre hastanelere kaldırıldığı bildirildi. Ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu, ancak resmi kaynaklardan henüz ayrıntılı bilgi verilmediği öğrenildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, Suriye'deki istikrarsızlığın devam ettiğini ve ülkenin hâlâ derin bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. 2011'den bu yana yaklaşık 500 bin kişinin hayatını kaybettiği, 12 milyondan fazla insanın yerinden edildiği iç savaşta taraflar arasında resmi bir ateşkes bulunmuyor. Esed rejimi, Rusya ve İran'ın desteğiyle ülkenin büyük bölümünü kontrol altına almış olsa da, kuzeydoğuda ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri, kuzeybatıda ise Türkiye'nin desteklediği muhalif gruplar varlığını sürdürüyor. IŞİD ise çöl bölgelerinde hücreler halinde faaliyet gösteriyor.
Bombalı saldırı, bölgesel güç dengelerini de etkileyebilir. Özellikle İsrail'in son aylarda Şam çevresinde İran hedeflerine yönelik düzenlediği hava saldırıları, gerginliği artırmıştı. Bu saldırının İran'ın Şam'daki varlığına yönelik bir misilleme mi, yoksa Esed rejimini istikrarsızlaştırmayı amaçlayan bir eylem mi olduğu henüz bilinmiyor. Ayrıca, BM'nin Suriye'ye insani yardım akışını sürdürdüğü bir dönemde, başkentteki bu tür olaylar yardım operasyonlarını da sekteye uğratabilir. Patlamanın faillerinin kimliği ve hedefi netleştikçe, bölgesel etkileri daha iyi anlaşılacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'deki iç savaşın en yakın komşularından biri olarak bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Şam'daki patlama, Suriye'nin güvenlik durumunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, sınır güvenliği ve terörle mücadele açısından Suriye'deki istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. PKK/YPG'nin kuzeydoğu Suriye'deki varlığı ve IŞİD'in hücre yapılanmaları, Türkiye için sürekli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle, Şam'da Esed rejimine yönelik olsa dahi, sivilleri hedef alan her saldırı, bölgesel bir istikrarsızlık dalgasına yol açma potansiyeli taşıyor. Türkiye, Suriye'de siyasi çözüm ve terörden arındırılmış bir ortamın tesisi için diplomatik çabalarını sürdürürken, sahada yaşanan gelişmeleri de yakından izliyor.