Pakistan hükümeti, İngiltere'nin, onlarca çocuğun cinsel istismarından hüküm giymiş bir taciz çetesi lideri Shabir Ahmed'in iadesi talebine karşı çıkıyor. İslamabad yönetimi, bu konuyla 'hiçbir bağlantısı olmadığını' açıkladı. Shabir Ahmed, İngiltere'deki bir çetenin lideri olarak 2008-2014 yılları arasında en az 50 kız çocuğa cinsel istismarda bulunmaktan 2024 yılında 40 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Pakistan vatandaşı olan Ahmed'in İngiltere'de doğduğu ve çifte vatandaşlığa sahip olduğu bildiriliyor.
Gelişmenin arka planı
İngiltere İçişleri Bakanlığı, Shabir Ahmed'i Pakistan'a sınır dışı etmek için başvuruda bulundu ancak Pakistan makamları bu talebi reddetti. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mumtaz Zahra Baloch, yaptığı açıklamada, "Shabir Ahmed'in Pakistan vatandaşı olduğuna dair elimizde somut bir kanıt yok. Kendisi İngiltere'de doğmuş ve büyümüştür. Bu nedenle Pakistan'ın bu davayla hiçbir ilgisi yoktur" dedi. Ayrıca, Pakistan'ın uluslararası hukuk çerçevesinde yalnızca kendi vatandaşlarını kabul etme yükümlülüğü olduğunu vurguladı.
Shabir Ahmed davası, İngiltere'de büyük yankı uyandıran çocuk istismarı skandallarının bir parçası. Özellikle 2010'lu yıllarda, Rotherham, Rochdale gibi şehirlerde Pakistan kökenli çetelerin yüzlerce çocuğu istismar ettiği ortaya çıkmıştı. İngiltere'nin iade talebi, bu çetelerin liderlerinin yargı önüne çıkarılması için bir adım olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Olay, İngiltere ve Pakistan arasında diplomatik bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. İngiltere, daha önce de benzer suçlardan hüküm giymiş Pakistan vatandaşlarının iadesini talep etmiş ancak Pakistan bu talepleri genellikle geri çevirmişti. İnsan hakları grupları, Pakistan'ın bu tutumunu eleştirirken, bazı uzmanlar ülkenin uluslararası baskılara boyun eğmek istemediğini belirtiyor.
Küresel boyutta, bu vaka sınıraşan suçlarla mücadelede ülkeler arası işbirliğinin ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gösteriyor. Özellikle çifte vatandaşlık ve vatandaşlık tanıma konularındaki farklılıklar, benzer davaların çözümünü zorlaştırıyor. İngiltere'nin bu konuda Pakistan'a daha fazla baskı yapması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan-İngiltere arasındaki bu iade krizi, Türkiye'nin de benzer durumlarla karşılaştığı uluslararası hukuk zorluklarını hatırlatıyor. Türkiye, kendi vatandaşlarının iadesi konusunda benzer argümanlar kullanabilir. Özellikle Avrupa ülkeleriyle vatandaşlık ve iade anlaşmaları çerçevesinde yaşanan gerginlikler, bu vakanın Türkiye için dersler içerdiğini gösteriyor. Bölgesel olarak, Pakistan'ın İngiltere karşısındaki tutumu, diğer Güney Asya ülkelerinin de benzer konumlarda nasıl davranabileceğine dair bir emsal oluşturabilir.