Birleşik Krallık’ta 2020 ile 2025 yılları arasında kapanan okullarda eğitim gören çocukların neredeyse yüzde 30’unun özel eğitim ihtiyacı (SEN) bulunan öğrenciler olduğu ortaya çıktı. BBC tarafından yapılan bir araştırma, özel gereksinimli öğrencilerin okul kapanmalarından orantısız biçimde etkilendiğini gösteriyor. Bu durum, eğitim sistemindeki eşitsizliklerin derinleştiğine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Araştırmaya göre, 2020-2025 döneminde kapanan 350’den fazla okulun öğrenci profilinde, ulusal ortalamaya kıyasla çok daha yüksek oranda özel eğitim ihtiyacı olan çocuk bulunuyor. Özel eğitim ihtiyacı kategorisi, öğrenme güçlüğünden fiziksel engellere, otizm spektrum bozukluğundan duygusal ve davranışsal sorunlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Okulların kapanma nedenleri arasında mali sıkıntılar, düşük öğrenci kaydı ve akademik performans baskısı yer alıyor. Özel gereksinimli öğrencilerin yoğun olduğu okullar, daha fazla kaynak gerektirdiği için bütçe kesintilerinden daha sert etkileniyor. Uzmanlar, bu öğrencilerin başka okullara yerleştirilmesinin de zor olduğunu, çünkü çoğu okulun yeterli destek hizmetine sahip olmadığını belirtiyor.
Hükümet yetkilileri, konuyla ilgili olarak tüm çocukların kaliteli eğitime erişimini sağlamak için çalıştıklarını ifade ederken, muhalefet partileri ve eğitim sendikaları, özel eğitime ayrılan kaynakların yetersiz olduğunu vurguluyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde artan ruh sağlığı sorunları da özel eğitim ihtiyacı olan öğrenci sayısını artırmış durumda.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu durum yalnızca Birleşik Krallık’a özgü değil; benzer eğilimler Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve birçok Avrupa ülkesinde de gözlemleniyor. Küresel ekonomik daralma ve kamu harcamalarındaki kısıntılar, eğitim sistemlerinde en savunmasız grupları vuruyor. Uluslararası eğitim kuruluşları, özel gereksinimli çocukların eğitim hakkının korunması için daha fazla uluslararası iş birliği ve fon ayrılması çağrısı yapıyor.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, özel eğitim hizmetlerinin zaten sınırlı olduğu düşünüldüğünde, okul kapanmalarının etkisi çok daha yıkıcı olabiliyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) verilerine göre, dünya genelinde özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların yüzde 90’ından fazlası gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor ve bu çocukların büyük bir kısmı eğitim dışında kalıyor.
Eğitim eşitsizliğinin toplumsal maliyeti yalnızca bireysel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlar taşıyor. Uzun vadede, özel gereksinimli bireylerin iş gücüne katılımı ve topluma entegrasyonu da olumsuz etkileniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin sayısı her geçen yıl artıyor. MEB verilerine göre, 2024 itibarıyla kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan öğrenci sayısı 400 bini aşmış durumda. Bu rakam, toplam öğrenci nüfusunun yaklaşık yüzde 3,5’ine denk geliyor. Okul kapanmaları veya özel eğitim sınıflarının yetersiz kalması, Türkiye’de benzer bir eşitsizlik riskini doğurabilir. Özellikle kırsal bölgelerdeki okulların birleştirilmesi veya kapatılması, özel gereksinimli öğrencilerin eğitime erişimini daha da zorlaştırabilir. Türkiye’nin, Birleşik Krallık’taki bu deneyimden ders çıkararak, özel eğitim politikalarını güçlendirmesi ve kaynakları daha adil dağıtması önem arz ediyor.