ABD ordusu çarşamba günü İran'a yönelik 90 dakikalık bir hava saldırısı dalgası da dahil olmak üzere nadir görülen bir gündüz operasyonu başlattı. Saldırılar, Washington'un İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koymasının hemen ardından geldi. Pentagon kaynakları, operasyonun İran'ın askeri altyapısını hedef aldığını ve füze depoları ile komuta merkezlerinin vurulduğunu bildirdi. Saldırıların başlamasıyla birlikte Basra Körfezi'nde gerginlik tırmanırken, uluslararası nakliye şirketleri bölgedeki seferlerini durdurma kararı aldı.
Gelişmelerin arka planı
ABD Başkanı, yaptığı yazılı açıklamada operasyonun "İran'ın bölgesel istikrarsızlığa yol açan faaliyetlerine" karşı bir misilleme olduğunu belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran'ın son haftalarda Yemen'deki Husilere artan askeri desteği ve Basra Körfezi'nde ticari gemilere yönelik tacizleri gerekçe gösterildi. Operasyon kapsamında ABD Donanması'na ait savaş gemileri, İran'a ait 12 askeri gemiye el koyduğunu duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı ise saldırıları "büyük bir savaş provokasyonu" olarak nitelendirerek, uluslararası toplumu ABD'yi durdurmaya çağırdı.
Tahran yönetimi, Körfez Arap ülkelerindeki ABD askeri hedeflerine füze saldırıları düzenleyerek yanıt verdi. İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, 100'den fazla füzeyle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'deki ABD üslerinin vurulduğu ileri sürüldü. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), saldırılarda hafif hasar oluştuğunu ve can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Ancak bazı Körfez ülkeleri, hava savunma sistemlerinin İran füzelerini etkisiz hale getirdiğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
İran Cumhurbaşkanı, ulusa sesleniş konuşmasında "Eğer ABD bu maceracılığa devam ederse, bölgedeki enerji ihracatını tamamen durdurma hakkımızı saklı tutuyoruz" ifadelerini kullandı. Bu tehdit, Hürmüz Boğazı'ndan geçen küresel petrol arzının %20'sini riske atıyor. Petrol fiyatları saldırı haberleriyle birlikte varil başına 95 doların üzerine çıkarak son beş yılın zirvesine ulaştı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), acil toplantı kararı alırken, piyasaları sakinleştirmek için stratejik petrol rezervlerinin kullanılabileceğini duyurdu. Suudi Arabistan, İran'ın tehditlerine karşı kendi enerji altyapısını korumak için üretim kapasitesini artırmayı değerlendiriyor.
BM Güvenlik Konseyi, acil toplanarak taraflara itidal çağrısında bulundu. Rusya ve Çin, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını kınarken, Avrupa Birliği arabuluculuk teklifinde bulundu. İsrail ise, İran'ın geliştirdiği hassas güdüm sistemlerinin ele geçirilmesi amacıyla ABD operasyonlarına lojistik destek sağladığını açıkladı. Bu durum, bölgede İran-İsrail gerginliğinin daha da tırmanmasına yol açabilir. Uzmanlar, tırmanan bu gerilimin bir savaşa dönüşmesi halinde, Ortadoğu'nun uzun vadeli istikrarının ciddi şekilde tehdit altında olacağı konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bu krizde hem İran'la sınır komşusu olması hem de enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithalatla karşılaması nedeniyle hassas bir konumda bulunuyor. Olası bir enerji ihracatı durması, Türkiye'nin ham petrol ve doğalgaz arzını doğrudan etkileyebilir, bu da sanayi üretimini ve enflasyonu olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca ABD ve İran arasındaki çatışma, Suriye ve Irak'taki Türk askeri varlığına yönelik riskleri artırabilir. Türkiye, hem taraflarla diyalog kanallarını açık tutarak hem de enerji kaynaklarını çeşitlendirerek bu krizin etkilerini hafifletmeye çalışacaktır.