BM Dünya Gıda Programı (WFP), Ortadoğu'daki devam eden çatışmaların gıda fiyatlarını yükselttiğini ve milyonlarca insanı açlığa sürüklediğini açıkladı. Cenevre merkezli kuruluşun 5 Haziran tarihli raporuna göre, artan yakıt ve nakliye maliyetleri gıda fiyatlarında ciddi artışa yol açarken, fon yetersizliği yardım kuruluşlarının yardımları azaltmasına neden oluyor. WFP, bölgede yaklaşık 9 milyon insanın acil gıda yardımına ihtiyaç duyduğunu, ancak bu sayının çatışmaların derinleşmesiyle hızla arttığını belirtiyor.
Artan fiyatlar ve azalan yardımlar
Raporda, özellikle Suriye, Yemen ve Filistin topraklarında gıda güvensizliğinin kritik seviyelere ulaştığı vurgulanıyor. WFP İcra Direktörü David Beasley, "Bölgedeki savaşlar, ekonomik krizler ve iklim değişikliği milyonlarca insanı açlığın eşiğine getirdi. Yardım bütçelerimiz yetersiz kalırken, ihtiyaç katlanarak artıyor" dedi. Örneğin, Yemen'de 17 milyondan fazla insanın akut gıda güvensizliği yaşadığı tahmin ediliyor. Ayrıca, Lübnan'daki ekonomik çöküş ve Suriyeli mültecilerin durumu da endişe verici. WFP, 2023 yılı için 10 milyar dolar yardım bütçesi talep etmişti, ancak şu ana kadar sadece 3 milyar dolar toplanabildi.
Öte yandan, İsrail-Filistin çatışmalarının yeniden alevlenmesi, Gazze'de zaten kırılgan olan gıda tedarikini tamamen çökertti. Gazze'de nüfusun yüzde 80'inden fazlası gıda yardımına bağımlı hale geldi. Sınır kapılarının sık sık kapatılması, temel gıda maddelerinin fiyatlarını iki katına çıkardı. WFP, Gazze'deki durumun "felaket boyutunda" olduğunu belirterek, acil ateşkes çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel boyutlar
Ortadoğu'daki gıda krizi, yalnızca çatışma bölgelerini değil, komşu ülkeleri de etkiliyor. Mısır, Ürdün ve Lübnan gibi ülkeler artan gıda ithalat faturalarıyla karşı karşıya. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, bölgede gıda enflasyonu yıllık yüzde 30'u aşmış durumda. Uzmanlar, bu durumun sosyal huzursuzluğu tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.WFP, küresel ölçekte 345 milyon insanın akut gıda güvensizliği çektiğini, bunun 2020'ye göre 200 milyonluk artış olduğunu kaydediyor.
Türkiye, Ukrayna tahıl koridoru anlaşması gibi girişimlerle bölgesel gıda tedarikinde kilit rol oynuyor. Ancak Rusya-Ukrayna savaşının etkileri ve Ortadoğu'daki çatışmalar, Türkiye'nin enerji ve gıda maliyetlerini artırıyor. Türkiye, aynı zamanda Suriyeli mültecilere ev sahipliği yaparak gıda yardımı dağıtımında önemli bir aktör. WFP'nin raporu, Türkiye'nin bu krizlere karşı kırılganlığını da ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ortadoğu'daki gıda krizi, Türkiye'nin enerji ve gıda tedarik zincirlerini doğrudan etkiliyor. Artan fiyatlar, Türkiye'de enflasyon baskısını artırırken, bölgedeki istikrarsızlık sınır güvenliği riskini yükseltiyor. Türkiye, gıda yardımları ve tahıl koridoru diplomasisi ile bölgesel aktör olarak hareket etse de, fon yetersizlikleri ve lojistik sorunlar bu çabaları sınırlıyor. Ayrıca, mülteci akınları ve insani krizler, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik kaynaklarını zorlamaya devam ediyor. Bu nedenle, uluslararası toplumun acil yardım taahhütlerini yerine getirmesi ve çatışmalara siyasi çözüm bulunması kritik önem taşıyor.