İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden başlattığı abluka karşısında stratejik su yollarını kapatma tehdidini genişletiyor. Çarşamba günü Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı kapattıktan sonra, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı için hayati öneme sahip Bab el-Mendeb Boğazı'nı da kapatabileceği uyarısında bulundu. Bu tehdit, ABD'nin bölgeye yönelik yeni bir hava saldırıları dalgası başlatmasının ardından geldi. İran Devrim Muhafızları'na bağlı Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Alireza Tangsiri, yaptığı açıklamada, "Düşmanın herhangi bir saldırganlığına karşı, İran'ın ulusal çıkarlarını korumak için tüm seçenekler masadadır. Hürmüz Boğazı'ndan sonra Bab el-Mendeb ve diğer kritik geçiş noktalarını da kapatabiliriz" ifadelerini kullandı. Bu gelişme, küresel enerji piyasalarında tansiyonu yükseltirken, petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkmasına neden oldu.
Gelişmenin arka planı
İran'ın bu tehdidi, ABD'nin 2018 yılında nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinin ardından uygulanan yaptırımların daha da sertleştirilmesine bir yanıt olarak geliyor. Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatını sıfırlamayı hedefleyen bir "maksimum baskı" kampanyası başlatmıştı. Son olarak, ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) bölgedeki İran hedeflerine yönelik bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. İran ise bu saldırılara misilleme olarak, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ndeki petrol üreticisi ülkelerin (Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve İran) çıkış noktasıdır. Şimdi de Bab el-Mendeb Boğazı'nın kapatılması, Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki bağlantıyı keserek Suudi Arabistan ve diğer Kızıldeniz ülkelerinin petrol ihracatını engelleyecek. İran'ın deniz gücü, bu stratejik noktaları kontrol edebilecek kapasiteye sahip. Tangsiri, "Denizlerdeki gücümüz, düşmanın hayal bile edemeyeceği boyutlara ulaştı. İran, bölgesel deniz güvenliğini tehdit eden her türlü eyleme karşı koyacak donanıma sahiptir" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tehdit sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel ticaret yollarını da etkiliyor. Bab el-Mendeb Boğazı, Avrupa ve Asya arasındaki en kısa deniz yoludur ve yılda yaklaşık 6 milyar dolar değerinde mal taşımaktadır. Boğazın kapatılması, Süveyş Kanalı'nı da dolaylı olarak etkileyecek ve uluslararası ticarette ciddi aksamalara yol açacaktır. Ayrıca, bölgedeki ABD askeri varlığı da tehdit altında. ABD'nin Bahreyn'deki 5. Filosu, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü sağlamak için konuşlandırılmış durumda. Ancak İran'ın son açıklamaları, ABD'nin bölgedeki angajman kurallarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Avrupa Birliği ve Asya ülkeleri, bu gelişmeyi endişeyle karşılıyor. Çin ve Japonya, enerji arz güvenliğine yönelik tehditlere karşı uluslararası toplumu işbirliğine çağırdı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ise acil toplantı kararı aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatının büyük bir kısmını Basra Körfezi ve Kızıldeniz üzerinden yapmaktadır. İran'ın boğazları kapatması, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz tedarikinde ciddi aksamalara yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri ve Libya ile olan deniz yetki alanları anlaşmaları, bu tür bir tıkanıklıktan doğrudan etkilenebilir. Türkiye, İran ile nispeten iyi ilişkilere sahip olmasına rağmen, ABD'nin baskıları ve bölgesel istikrarsızlık karşısında denge politikasını sürdürmek zorunda kalabilir. Bu durum, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedeflerini zora sokabilir.