New York Belediyesi, tüketicileri spor salonu üyelikleri, dijital yayın hizmetleri ve diğer yinelenen ödemelerde tuzağa düşüren aldatıcı abonelik uygulamalarını yasaklamayı hedefliyor. Belediye Başkanı Eric Adams'ın yönetimi tarafından hazırlanan yeni kural, şirketlerin abonelik iptal süreçlerini karmaşık hale getirmesini ve tüketicileri farkında olmadan ödeme yapmaya zorlamasını engellemeyi amaçlıyor. Özellikle streaming platformları, spor salonları ve yazılım hizmetleri gibi sektörlerde yaygın olan bu uygulamalar, tüketici mağduriyetlerine yol açıyor. Kuralın önümüzdeki aylarda yürürlüğe girmesi beklenirken, ABD genelinde benzer düzenlemelerin önünü açması muhtemel.
Gelişmenin arka planı: Tüketici şikayetleri ve düzenleme ihtiyacı
New York Belediyesi Tüketici ve İşçi Koruma Departmanı'na gelen binlerce şikayet, abonelik hizmetlerinde aldatıcı uygulamaların yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Tüketiciler, aboneliklerini iptal etmek istediklerinde uzun bekleme süreleri, karmaşık menüler ve ısrarlı satış taktikleriyle karşılaştıklarını belirtiyor. Bazı şirketlerin, iptal butonunu gizlediği veya sadece telefonla iptale izin verdiği tespit edildi. Bu durum, özellikle pandemi döneminde evde geçirilen zamanın artmasıyla birlikte dijital aboneliklerin patlamasıyla daha da belirgin hale geldi. New York Tüketici Koruma Yasası kapsamında hazırlanan yeni kural, şirketlerin abonelik iptal süreçlerini başlangıçtaki kayıt kadar kolay hale getirmesini zorunlu kılacak. Ayrıca, otomatik yenileme öncesinde tüketicilere açık ve net bilgi verilmesi ve ücretsiz deneme sürelerinin sona ermesi halinde ücretlendirme öncesinde onay alınması da kuralın önemli maddeleri arasında yer alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD genelinde dalga etkisi
New York'un bu hamlesi, ABD genelinde tüketici koruma alanında önemli bir emsal teşkil edebilir. California ve Vermont gibi eyaletlerde benzer düzenlemeler bulunmakla birlikte, New York'un ekonomik büyüklüğü ve tüketici hacmi göz önüne alındığında, kuralın diğer eyaletler ve federal hükümet için bir model olması bekleniyor. Federal Ticaret Komisyonu (FTC) da geçtiğimiz yıl abonelik tuzaklarına karşı daha sıkı düzenlemeler getirmeyi planladığını duyurmuştu. ABD'de her yıl milyarlarca dolarlık tüketici kaybına yol açan bu uygulamalar, özellikle düşük gelirli haneleri ve yaşlıları orantısız şekilde etkiliyor. Küresel ölçekte ise Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası ve Türkiye'deki Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gibi düzenlemeler, benzer aldatıcı uygulamalara karşı önlemler içeriyor. New York'un adımı, uluslararası şirketlerin bu tür uygulamaları yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
New York'ta aldatıcı abonelik uygulamalarına getirilen yasak, Türkiye'deki tüketici koruma mevzuatı açısından önemli bir referans oluşturabilir. Türkiye'de de özellikle dijital platformlar ve spor salonu aboneliklerinde benzer şikayetler artmaktadır. Ticaret Bakanlığı'nın 2022'de yürürlüğe koyduğu Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği, cayma hakkını düzenlese de uygulamada sorunlar yaşanmaktadır. Bu gelişme, Türk düzenleyicilere daha sıkı kurallar getirme konusunda ilham verebilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin ABD pazarındaki faaliyetleri göz önüne alındığında, bu tür düzenlemelere uyum sağlamaları rekabet avantajı yaratabilir. Küresel tüketici koruma standartlarının yükselmesi, Türkiye'nin de bu alandaki mevzuatını güncellemesini teşvik edebilir.