İsrail Başbakanlık Ofisi, Başbakan Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde iki liderin Orta Doğu'daki gelişmeler hakkında koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını duyurdu. Görüşme, bölgedeki artan gerilim ve İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerin gölgesinde gerçekleşti. Netanyahu'nun ofisinden yapılan yazılı açıklamada, liderlerin ikili ilişkileri ve bölgesel konuları ele aldığı, ayrıca Gazze'deki insani durum ve rehinelerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerin de gündeme geldiği belirtildi. Görüşmenin, Trump'ın başkanlık kampanyası sırasında İsrail'e olan güçlü desteğini yinelemesi ve Netanyahu'nun da bu desteği memnuniyetle karşılaması üzerine geçtiği kaydedildi.
Gelişmenin arka planı
Netanyahu ve Trump arasındaki görüşme, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı yürüttüğü askeri operasyonların devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. İsrail ordusu, Hamas'ın elinde halen 100'den fazla rehine olduğunu tahmin ediyor. Ateşkes müzakereleri ise aylardır tıkanmış durumda. Bu görüşme, Trump'ın 2024 ABD başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından iki lider arasında yapılan ilk doğrudan temaslardan biri olarak dikkat çekiyor. Trump'ın ilk döneminde Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması ve İran nükleer anlaşmasından çekilmesi gibi adımlar, Netanyahu hükümeti tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Yeni dönemde de benzer bir yakınlaşma yaşanacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan, Netanyahu hükümeti Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini hızlandırmış durumda. Trump'ın bu politikaya yaklaşımı da merak konusu. İsrail Başbakanlık Ofisi'nin açıklamasında, iki liderin "İsrail'in güvenliği ve bölgesel istikrar" konularında aynı çizgide olduğu vurgulandı. Netanyahu, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek için ABD ile iş birliğinin kritik olduğunu söylemişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu görüşme, sadece ikili ilişkiler açısından değil, bölgedeki güç dengeleri açısından da önem taşıyor. ABD'nin Orta Doğu politikasında Trump'ın ikinci dönemiyle birlikte daha İsrail yanlısı bir çizginin benimsenmesi bekleniyor. Trump, kampanya sürecinde İran'a karşı "maksimum baskı" politikasına döneceğini ve İbrahim Anlaşmaları'nı genişleteceğini vaat etmişti. Bu durum, özellikle Suudi Arabistan'ın İsrail'le normalleşme sürecini hızlandırabilir. Ayrıca, İsrail'in Lübnan Hizbullah'ı ile çatışmaları da sürerken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve angajmanı kritik bir faktör olmaya devam ediyor. Analistler, Netanyahu-Trump görüşmesinin, İsrail'in askeri operasyonlarına ABD'den daha fazla siyasi ve lojistik destek sağlanmasına zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Diğer yandan, bu yakınlaşma, Filistin yönetimi ve Arap kamuoyu tarafından eleştiriyle karşılanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Netanyahu ile Trump arasındaki bu görüşme, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, İsrail ile ilişkilerini son dönemde normalleştirme çabası içinde olsa da, Gazze'deki insani krize yönelik sert eleştirilerini sürdürmektedir. Trump yönetiminin İsrail'e daha fazla destek vermesi, Ankara'nın Filistin meselesindeki tutumunu zorlaştırabilir ve Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği gibi konularda dengeleri etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin bölgede İran karşıtı bloku güçlendirmesi, Türkiye'nin İran'la olan ekonomik ve siyasi ilişkilerini sınayabilir. Bu nedenle, Ankara'nın hem ABD hem de İsrail ile diplomatik kanalları açık tutarak dengeli bir politika izlemesi beklenmektedir.