Çin, Afrika kıtasının güneyindeki Namibya ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini derinleştiriyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Namibya Devlet Başkanı Netumbo Nandi-Ndaitwah, Pekin'de gerçekleştirdikleri görüşmede enerji, tarım, altyapı ve madencilik sektörlerinde iş birliğini artırma konusunda mutabakata vardı. Görüşme, Namibya liderinin Çin'e yaptığı resmi ziyaret kapsamında 10 Temmuz Cuma günü gerçekleşti. İki ülke arasında imzalanan anlaşmalar, Namibya'nın kalkınma hedeflerine Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde nasıl entegre edileceğini de kapsıyor. Görüşmelerde özellikle yenilenebilir enerji projeleri, ulaşım altyapısı ve kritik minerallerin işlenmesi konuları ele alındı.
Pekin'de stratejik ortaklık vurgusu
Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şi Cinping'in Namibya'nın bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu yinelediği ve iki ülke arasındaki "kapsamlı stratejik ortaklığı" daha ileri taşıma arzusunu dile getirdiği belirtildi. Görüşmede, Çin'in Namibya'da hidroelektrik santralleri, güneş enerjisi çiftlikleri ve demir yolu hatları inşa etmesi için fizibilite çalışmaları yapılması kararlaştırıldı.
Namibya, dünyanın en büyük uranyum rezervlerinden birine sahip olmasının yanı sıra, lityum ve nadir toprak elementleri gibi yeşil enerji dönüşümü için kritik mineralleri de barındırıyor. Çin, bu kaynaklara erişimini güvence altına almak ve Afrikalı ortaklarına karşılıklı kazanç vaat eden bir iş modeli sunmak istiyor. Nandi-Ndaitwah' in ziyareti sırasında imzalanan mutabakat zaptı, bu kaynakların sadece ham madde olarak değil, yerel işleme tesisleri kurulması yoluyla katma değerli ürünlere dönüştürülmesini de öngörüyor.
Çin'in Afrika'ya yönelik bu yaklaşımı, kıtadaki pek çok ülkenin doğal kaynaklarını Çin'e ham olarak satması eleştirilerine bir yanıt olarak görülüyor. Namibya yönetimi, anlaşmanın kendi sanayileşme hedefleriyle uyumlu olduğunu ve istihdam yaratacağını savunuyor.
Büyük güç rekabetinde Namibya’nın konumu
Çin'in Afrika'daki ekonomik nüfuzu, ABD ve Avrupa Birliği'nin kıtaya yönelik artan ilgisiyle aynı döneme denk geliyor. Namibya, Atlantik kıyısındaki limanları ve zengin doğal kaynaklarıyla Çin'in Hindistan'a alternatif ticaret yolları arayışında stratejik bir konumda yer alıyor. Çinli firmaların Namibya'daki uranyum madenlerinde ve hidroelektrik projelerinde zaten mevcut yatırımları bulunuyor.
Uzmanlar, bu anlaşmanın Çin'in Afrika'da "kazan-kazan" ortaklığı söylemini güçlendirdiğini, ancak Namibya'nın borç sürdürülebilirliği ve yerel iş gücü üzerindeki etkilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Görüşmede ayrıca Çin'in, Namibya'nın tarımsal verimliliğini artırmak için teknoloji transferi yapması ve kuraklıkla mücadelede destek sağlaması da gündeme geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Namibya'nın Çin ile imzaladığı bu kapsamlı anlaşma, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası çerçevesinde dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Çin'in kıtadaki artan nüfuzu, Türk şirketlerinin özellikle altyapı, madencilik ve enerji sektörlerindeki rekabet gücünü doğrudan etkileyebilir. Aynı zamanda, Namibya gibi kaynak zengini ülkelerin Çin'e artan bağımlılığı, Türkiye'nin bu pazarlara giriş stratejilerini zorlaştırabilir. Türkiye, Afrika Birliği ile ilişkilerini güçlendirirken, Çin ile rekabette farklılaşma stratejileri geliştirmeli ve kriz zamanlarında tedarik zincirlerini çeşitlendirme yollarını aramalıdır. Bu anlaşma, küresel güç dengelerindeki kaymanın bir yansıması olarak okunmalıdır.