Uganda, Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin 38 yıllık iktidarının ardından kritik bir dönemece giriyor. The Economist dergisinin son sayısında yer alan analiz, Museveni sonrası dönemin ülke ekonomisi ve siyasi istikrarı açısından taşıdığı riskleri ve fırsatları masaya yatırıyor. 1986'dan bu yana iktidarda olan Museveni, Afrika'nın en uzun süre görev yapan liderlerinden biri. Ancak 79 yaşındaki liderin sağlık durumu ve olası halefi konusundaki belirsizlikler, ülkenin geleceğine dair endişeleri artırıyor.
Museveni Dönemi: Ekonomik Büyüme ve Siyasi Baskı
Museveni iktidarı boyunca Uganda ekonomisi önemli ölçüde büyüdü. Ülke, 1990'lardan itibaren yıllık ortalama %6 civarında büyüme kaydetti. Petrol rezervlerinin keşfi ve altyapı yatırımları, ekonomik potansiyeli artırdı. Ancak bu büyüme, gelir dağılımında adaletsizlik ve yolsuzluk gibi sorunları da beraberinde getirdi. Museveni'nin otoriter yönetim tarzı, siyasi muhalefeti baskı altına aldı; muhalif liderler tutuklandı, seçimler şaibeli bulundu. 2021 seçimlerinde Museveni, altıncı kez göreve seçildi, ancak uluslararası gözlemciler seçim sürecinde ciddi usulsüzlükler olduğunu bildirdi.
Museveni Sonrası Olası Senaryolar
Museveni'nin ani bir şekilde görevi bırakması durumunda ülkede siyasi bir boşluk oluşabilir. Anayasa, devlet başkanının ölümü halinde başkan yardımcısının görevi devralmasını öngörüyor. Ancak mevcut Başkan Yardımcısı Jessica Alupo'nun etkin bir liderlik sergileyip sergileyemeyeceği belirsiz. Museveni'nin oğlu Muhoozi Kainerugaba, orduda önemli bir figür ve babasının halefi olarak görülüyor. Kainerugaba'nın iktidarı devralması durumunda, ülke daha da otoriter bir yöne kayabilir ve batılı ülkelerle ilişkiler gerilebilir. Öte yandan, demokratik bir geçiş süreci yaşanırsa, Uganda ekonomisi için olumlu bir hava esebilir ve yabancı yatırımlar artabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Uganda, Doğu Afrika'da stratejik bir konuma sahip. Afrika Birliği ve Doğu Afrika Topluluğu (EAC) üyesi olan ülke, bölgesel güvenlik ve ticaret açısından önemli bir aktör. Museveni, bölgesel çatışmalarda arabuluculuk yapmış, özellikle Güney Sudan ve Somali'de barışı koruma misyonlarına katkı sağlamıştı. Museveni sonrası Uganda'nın bu rolü ne ölçüde sürdüreceği belirsiz. Ayrıca, Uganda'nın petrol rezervleri ve Doğu Afrika Petrol Boru Hattı projesi, uluslararası enerji şirketlerinin ilgisini çekiyor. TotalEnergies ve China National Offshore Oil Corporation (CNOOC) gibi şirketlerin yatırımları, siyasi istikrarsızlık durumunda risk altına girebilir. Küresel güçler arasında ABD, Çin ve Rusya'nın Afrika'daki nüfuz mücadelesi, Uganda'da da hissediliyor. Museveni, batılı ülkelerle zaman zaman gerilim yaşasa da, Rusya ve Çin ile ilişkilerini dengede tutmaya çalıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika'da etkinliğini artıran bir aktör. Uganda, Türkiye'nin Afrika açılımında önemli bir ortak. Ticaret hacmi 2022'de 100 milyon doları aşarken, Türk inşaat firmaları Uganda'da altyapı projeleri yürütüyor. Museveni sonrası olası bir istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve ticari ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Uganda'nın bölgesel istikrarı, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki çıkarları açısından da kritik. Türkiye, Uganda'daki siyasi geçiş sürecini yakından izlemeli ve olası bir krizde vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için hazırlıklı olmalı. Ekonomik çeşitlendirme çabaları kapsamında, Uganda ile ilişkilerin her senaryoda korunması önem taşıyor.