Malezya yönetiminin, ülkedeki Rohingya sığınmacıları Myanmar'a geri gönderme planı, daha önce Myanmar ordusunun acımasız yönetiminden, iç savaştan ve dini zulümden kaçan topluluk arasında büyük bir korku ve endişe yarattı. Bu açıklama, Malezya'daki binlerce Rohingya mültecisi için belirsizlik ve panik dalgası oluştururken, insan hakları örgütleri de planı sert bir şekilde eleştiriyor.
Rohingya Mültecilerinin Durumu ve Geri Gönderme Kararının Arka Planı
Malezya hükümeti, yaklaşık 100 bin Rohingya mültecisine ev sahipliği yapıyor. Bu mülteciler, Myanmar'ın Rakhine eyaletinde ordu tarafından uygulanan etnik temizlik ve soykırım nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardı. Malezya, yıllardır bu mültecilere geçici koruma sağlıyordu. Ancak son dönemde Malezya İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada, Rohingya mültecilerinin Myanmar'a güvenli bir şekilde geri gönderilebileceği belirtildi. Bu açıklama, mültecilerin çoğunun geri dönüşün güvenli olmadığını düşünmesi nedeniyle büyük bir tepkiyle karşılandı.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, Myanmar'daki Rohingya toplumu hâlâ ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya. 2017'de ordu tarafından düzenlenen ve Birleşmiş Milletler'in 'soykırım niyeti' taşıdığını belirttiği operasyonlarda 700 binden fazla Rohingya Bangladeş'e kaçmıştı. Şu anda Bangladeş'teki Cox's Bazar'da yaklaşık 1 milyon Rohingya mülteci yaşıyor. Malezya'daki mültecilerin büyük çoğunluğu da 2015'ten önce tekneyle ülkeye gelmiş durumda. Malezya hükümeti, bu mültecilerin kayıt altına alınması ve Birleşmiş Milletler ile işbirliği içinde gönüllü geri dönüşleri için bir süreç başlatılması gerektiğini savunuyor.
Ancak Rohingya topluluğu ve insan hakları savunucuları, Myanmar'daki koşulların güvenli ve gönüllü geri dönüş için uygun olmadığını vurguluyor. Myanmar'da devam eden iç savaş, ordu ile etnik silahlı gruplar arasındaki çatışmalar ve Rohingyalara yönelik ayrımcılık, geri dönüşü düşünenler için ciddi riskler oluşturuyor. Ayrıca, Rohingyaların çoğu Myanmar vatandaşlığından çıkarılmış durumda ve bu da geri döndüklerinde temel haklardan mahrum kalacakları anlamına geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uluslararası Tepkiler ve İnsan Hakları Endişeleri
Malezya'nın bu kararı, bölgedeki mülteci politikaları açısından da önemli bir dönüm noktası olabilir. Güneydoğu Asya ülkeleri, uzun süredir mülteci ve sığınmacı konularında ortak bir politika geliştirememişti. Malezya'nın Rohingya mültecilerini geri gönderme planı, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasına yol açabilir. Özellikle Endonezya ve Tayland, düzensiz göçmenlerle başa çıkmakta zorlanıyor ve bu durum bölgesel bir krize dönüşebilir.
Uluslararası toplum, Malezya'nın kararına temkinli yaklaşıyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, geri göndermenin gönüllülük esasına dayanması ve güvenlik ile insani koşulların sağlanması gerektiğini vurguluyor. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'Rohingya mültecilerinin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönüşleri desteklenmeli; ancak Myanmar'daki koşullar şu an buna uygun değil' açıklamasında bulundu. Avrupa Birliği de benzer endişeleri dile getirerek, Malezya'nın uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerine saygı göstermesi çağrısı yaptı.
Öte yandan Myanmar'daki askeri cunta yönetimi, Rohingyaların geri dönüşüne sıcak bakmadığını defalarca ifade etmişti. Myanmar Ordusu Sözcüsü Zaw Min Tun, 'Rohingyalar Myanmar'ın resmi vatandaşları değil; onların geri dönüşü ancak belirli koşullar altında mümkün olabilir' demişti. Bu durum, Malezya'nın planının uygulanabilirliğini zora sokuyor. Uzmanlar, geri gönderme planının pratikte büyük engellerle karşılaşacağını ve mültecilerin rızası olmadan zorla gönderilmeleri halinde uluslararası hukuk ihlalleri yaşanacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rohingya krizine duyarlılığıyla bilinen ülkelerin başında geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen insani yardım çalışmaları, Bangladeş'teki mülteci kamplarında yoğunlaşıyor. Türkiye, Myanmar'ın Rohingyalara yönelik politikalarını uluslararası platformlarda eleştiriyor ve mültecilerin güvenli geri dönüşü için Myanmar'daki koşulların iyileştirilmesi gerektiğini savunuyor. Malezya'nın bu kararı, Türkiye'nin göç politikalarıyla da yakından ilişkili. Türkiye, sığınmacıların güvenli ve gönüllü geri dönüşü konusunda benzer ilkeler benimsiyor. Bu nedenle, Malezya'nın planının uygulanış biçimi, uluslararası insan hakları hukuku açısından örnek teşkil edecek nitelikte olmalı. Türkiye'nin, Rohingya sorununun çözümüne yönelik diplomatik girişimlerde bulunması ve mültecilerin korunması için Malezya'ya çağrı yapması beklenebilir.