Malezya'nın, 2 milyar ringgit (494 milyon dolar) değerindeki egemen yapay zeka projesinde Çinli teknoloji devi Huawei'nin çiplerini kullanma girişimi, geçen yıl Washington ile imzaladığı ihracat kontrol taahhütlerini zorlayabilir. Analistler, bu hamlenin Kuala Lumpur'un uzun süredir yürüttüğü hem ABD hem de Çin ile dengeli iş birliği çabalarını karmaşıklaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Malezya hükümeti, ülkenin dijital egemenliğini güçlendirmek amacıyla başlattığı "Egemen Yapay Zeka" projesi kapsamında, yüksek performanslı hesaplama altyapısı için çip tedarikinde Huawei ile anlaşmaya vardığı yönündeki haberlerle gündemde. Söz konusu proje, Malezya'nın 2030 yılına kadar bölgesel bir yapay zeka merkezi olma hedefinin merkezinde yer alıyor. Ancak geçen yıl Malezya, ABD ile imzaladığı ikili ticaret anlaşması çerçevesinde, Amerikan ihracat kontrol yasalarına uyum sağlama ve yaptırım listesindeki şirketlerle kritik teknoloji paylaşımından kaçınma taahhüdünde bulunmuştu. Huawei, ABD'nin varlık listesinde (Entity List) yer alıyor ve Amerikan teknolojisiyle üretilen çiplerin şirkete satışı yasak.
Uzmanlar, Malezya'nın Huawei çiplerini kullanması halinde ABD'nin Malezya'ya yönelik ihracat lisanslarını kısıtlayabileceği veya anlaşmayı askıya alabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, ülkenin yarı iletken sektöründeki yatırımlarını ve genel olarak Batı ile teknoloji iş birliğini olumsuz etkileyebilir.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, göreve geldiğinden bu yana Çin ile ekonomik bağları güçlendirmeye çalışırken, aynı zamanda ABD ile savunma ve ticaret ilişkilerini de korumaya özen gösteriyor. Bu denge politikası, özellikle Güneydoğu Asya'da artan ABD-Çin rekabeti ortamında giderek zorlaşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Malezya'nın Huawei ile iş birliği, yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda ABD'nin Çin'e karşı yürüttüğü teknoloji savaşının bir parçası olarak bölgesel dengeleri de etkiliyor. ABD, son yıllarda müttefiklerini ve ortaklarını Huawei ekipmanlarından uzak durmaya çağırıyor. Bu çağrıya uymayan ülkeler, Amerikan teknolojisine erişimde zorluklarla karşılaşabiliyor. Malezya gibi stratejik konumdaki bir ülkenin Huawei ile yapay zeka alanında iş birliği yapması, diğer Güneydoğu Asya ülkeleri için de emsal teşkil edebilir.
Öte yandan Malezya, yarı iletken üretiminde önemli bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Ülke, çip test ve paketleme faaliyetlerinde dünya çapında bir merkez konumunda. ABD'nin olası yaptırımları, bu sektördeki yatırımları sekteye uğratabilir ve küresel çip tedarik zincirinde dalgalanmalara yol açabilir.
Uzmanlar, Malezya'nın bu adımının Çin ile ilişkilerini güçlendireceğini ancak ABD ile olan güveni sarsabileceğini belirtiyor. Malezya'nın önümüzdeki dönemde nasıl bir denge kuracağı, bölgesel istikrar açısından yakından izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'nın Huawei ile yapay zeka iş birliği, Türkiye'nin de benzer bir ikilemle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Türkiye, yerli teknoloji hamlelerinde Çin ile iş birliğine sıcak bakarken, NATO üyeliği ve Batı ile entegrasyonu nedeniyle ABD'nin ihracat kontrollerine uymak zorunda kalabiliyor. Bu haber, Türkiye'nin 5G ve yapay zeka projelerinde Huawei ile olası iş birliklerinin ABD ile ilişkilerde gerilim yaratabileceğini hatırlatıyor. Ayrıca Malezya'nın yaşadığı denge sorunu, Türkiye'nin çok kutuplu dış politikasında karşılaşabileceği zorluklara ışık tutuyor.