Nepal'de 8 Eylül 2023'te Z Kuşağı liderliğinde başlayan ve hükümeti deviren yolsuzluk karşıtı protestoların üzerinden bir yıl geçti. Hükümetin, yeni Nepal sosyal medya düzenlemelerine uymadığı gerekçesiyle birçok popüler platformu askıya alma girişimiyle tetiklenen gösteriler, o dönemki başbakanın istifasıyla sonuçlandı. Bir yıl sonra ülke, siyasi istikrarsızlık, ekonomik durgunluk ve genç nüfusun artan öfkesiyle yüz yüze. Protestoların mimarı olan gençlik hareketi, somut reformların hayata geçirilmediğini savunuyor.
Protestoların arka planı ve hükümetin çöküşü
2023 yılının Eylül ayında Nepal hükümeti, yeni sosyal medya yasası kapsamında uyum sağlamadıkları gerekçesiyle Facebook, TikTok, X (eski adıyla Twitter) ve YouTube gibi platformlara erişimi kısıtlama kararı aldı. Karar, özellikle gençler arasında büyük tepkiyle karşılandı. Z Kuşağı'nın öncülüğünde başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı. Göstericiler yalnızca sosyal medya kısıtlamalarını değil, aynı zamanda yaygın yolsuzluk, işsizlik ve ekonomik eşitsizliği de protesto etti. Polisle çatışmaların yaşandığı gösterilerde onlarca kişi yaralandı, yüzlerce kişi gözaltına alındı. Artan baskı karşısında dönemin başbakanı istifa etmek zorunda kaldı ve geçici bir hükümet kuruldu.
Protestoların ardından ülkede erken seçim kararı alındı ve yeni bir koalisyon hükümeti göreve geldi. Ancak bir yıl sonra, göstericilerin temel talepleri olan yolsuzlukla mücadele, yargı reformu ve ekonomik iyileştirme konularında kayda değer bir ilerleme sağlanamadı. Gençlik hareketinin liderleri, hükümetin verdiği sözleri tutmadığını ve eski siyasi elitin yeniden güç kazandığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal'deki protestolar, Güney Asya'da genç nüfusun siyasi değişim taleplerinin bir yansıması olarak görülüyor. Benzer hareketler Sri Lanka'da ekonomik kriz sonrası hükümetin devrilmesine, Pakistan'da ise geniş çaplı gösterilere yol açmıştı. Nepal örneği, otoriter eğilimlere karşı dijital çağda örgütlenen gençlik hareketlerinin ne kadar hızlı sonuç doğurabileceğini gösteriyor. Ancak kalıcı değişim için sadece protesto değil, kurumsal reform ve siyasi istikrar gerekiyor. Nepal, Çin ve Hindistan arasında hassas bir jeopolitik dengede. Ülkedeki istikrarsızlık, bölgesel güçlerin müdahale ihtimalini artırabilir. Ayrıca, sosyal medya kısıtlamalarına karşı verilen mücadele, dünya genelinde internet özgürlüğü tartışmalarına örnek teşkil ediyor.
Uluslararası toplum, Nepal'deki demokratik süreci yakından izliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, gözaltına alınan protestocuların serbest bırakılması ve ifade özgürlüğünün korunması çağrısında bulunmuştu. Nepal'in ekonomik kalkınması için genç nüfusun potansiyelini kullanması gerekiyor; ancak yolsuzluk ve siyasi belirsizlik yatırımları caydırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki Z Kuşağı protestoları ve sonrasındaki istikrarsızlık, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, küresel gençlik hareketlerinin otoriter yönetimlere karşı nasıl mobilize olduğunu göstermesi açısından ders niteliğinde. Türkiye, Güney Asya'da istikrarın korunmasına önem veriyor; zira bölgedeki kaos, enerji hatları ve ticaret yolları üzerinden dolaylı ekonomik etkiler yaratabilir. Ayrıca, sosyal medya kısıtlamaları ve gençlik protestoları, Türkiye'nin kendi iç dinamikleriyle benzerlik taşıyor. Türk dış politikası, Nepal gibi ülkelerde demokratikleşme süreçlerini desteklerken, Çin-Hindistan rekabetinde denge gözetmeli.