Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hafta başında yeşil dönüşüm politikalarının önündeki engellerin aşılamaz hale geldiği gerekçesiyle istifa eden Çevre Bakanı Monique Barbut'u ikna ederek görevinde kalmasını sağladı. Élysée Sarayı kaynakları, Macron'un Barbut ile yaptığı yüz yüze görüşmede bakanın endişelerini dinlediğini ve iklim politikalarına verdiği desteği yineleyerek istifasını geri çekmesini sağladığını bildirdi. Fransa'nın 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 55 azaltma hedefine bağlı olduğunu vurgulayan Macron'un, bakanın yetkilerini genişletecek yeni bir kararname üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Barbut'un istifasının ardındaki gerekçeler
Deneyimli bir diplomat ve çevre yöneticisi olan Monique Barbut, 2018'de göreve geldiğinden bu yana ülkenin iklim değişikliğiyle mücadele programını yürütüyordu. Ancak son dönemde enerji sektörü, tarım lobisi ve bazı hükümet içi grupların, karbon vergisi ve yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı sistematik bir engelleme kampanyası yürüttüğü iddiaları gündeme gelmişti. Barbut, istifa mektubunda "Yeşil dönüşüm ajandasına karşı çıkan güçler artık çok güçlü" ifadelerini kullanmış, özellikle yeni nükleer santral projelerinin yenilenebilir enerji bütçesinden kaynak aktarılmasına yol açtığını belirtmişti.
Bu durum, Macron hükümeti içinde çevre politikaları konusunda derin bir bölünme olduğunu ortaya koydu. Enerji Bakanı Michel Delapierre, nükleer enerjinin karbonsuz bir kaynak olduğunu savunurken, Barbut yenilenebilir kaynaklara odaklanılması gerektiğini söylüyordu. Fransa'nın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini sağlayan nükleer santraller, hükümetin enerji stratejisinin merkezinde yer alıyor. Ancak yaşlanan tesislerin yenilenmesi için devasa yatırımlar gerekiyor; bu da yeşil bütçede daralmaya neden oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa, Avrupa Birliği'nin en büyük ikinci ekonomisi olarak iklim politikalarında belirleyici bir role sahip. Macron'un iklim zirvelerindeki aktif tutumu, ülkeyi karbon nötrlük hedefleri konusunda öncü ülkeler arasında konumlandırmıştı. Barbut'un istifası, bu kararlılığın sorgulanmasına neden olmuş, özellikle Almanya ve İtalya'da endişeyle karşılanmıştı. Barbut'un görevde kalması, AB'nin Yeşil Mutabakat hedefleri açısından bir rahatlama sağladı.
Ancak sorunun çözüldüğü söylenemez. Fransa'da çevre örgütleri, hükümetin somut adımlar atmaması halinde protestoların yeniden alevlenebileceği uyarısında bulunuyor. Geçtiğimiz yıl sarı yeleklilerin başlattığı karbon vergisi karşıtı gösteriler, hâlâ hükümetin üzerinde bir baskı unsuru. Macron, hem iklim hedeflerine sadık kalma hem de toplumsal huzuru koruma arasında hassas bir denge kurmak zorunda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın çevre politikalarındaki bu iç çalkantı, Türkiye'nin AB ile olan iklim diyaloğunu dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum sürecinde sınırda karbon düzenlemesi ve yeşil dönüşüm fonlarına erişim konularında Fransa'nın tutumuna dikkat etmektedir. Barbut'un görevde kalması, Fransa'nın iklim politikalarında istikrar sinyali verse de, Macron yönetiminin iç çelişkileri AB'nin genel iklim hedeflerine yönelik kararlılığını zayıflatabilir. Türkiye, bu süreçte Fransa'nın yeşil dönüşüm konusundaki tereddütlerini kendi lehine kullanmaya çalışabilir, ancak uzun vadede AB pazarına erişim için iklim kriterlerine uyum kaçınılmaz görünmektedir.