New Mexico Valisi Michelle Lujan Grisham, 2026 ara seçimlerinin Demokratlar için 2018'deki gibi bir "mavi dalga" olacağını öngörüyor. Lujan Grisham, partisinin Kongre'deki her iki kanadını da kazanacağını ve ülke genelinde eyalet yasama organlarında önemli kazanımlar elde edeceğini iddia etti. Bu açıklama, Demokrat Parti'nin 2024 başkanlık seçimlerindeki ağır yenilgisinin ardından moral arayışında olduğu bir dönemde geldi.
2018 Benzetmesinin Arka Planı
Lujan Grisham, 2018 ara seçimlerinde Demokratların Temsilciler Meclisi'nde 41 sandalye kazanarak çoğunluğu ele geçirdiğini hatırlatarak, benzer bir dalganın 2026'da da yaşanabileceğini savundu. 2018'de seçmen katılımı yüksek olmuş ve özellikle banliyölerde Demokrat adaylar büyük farkla kazanmıştı. Ancak o dönemde Başkan Donald Trump'ın ilk dönemi ve sağlık politikalarına yönelik tepkiler belirleyiciydi. Şimdi ise Trump ikinci döneminde ve ekonomi, göç ve dış politika gibi konularda farklı bir gündem var.
Vali, partisinin 2024'teki yenilgisinin ardından yapılan özeleştirilerin ardından, tabanı harekete geçirmek için ekonomik adalet, iklim değişikliği ve üreme hakları gibi konulara odaklanılması gerektiğini vurguladı. Lujan Grisham, "Seçmenler, Demokratların onların hayatlarını iyileştirecek somut politikalar sunduğunu görmek istiyor" dedi. Ancak anketler, Demokratların hâlâ ulusal düzeyde Cumhuriyetçilerin gerisinde olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki ara seçimler, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkiliyor. Kongre'nin kontrolü, dış politika kararlarında, özellikle Ukrayna'ya yardım, NATO'nun geleceği ve Çin ile ilişkilerde belirleyici olacak. Demokratların her iki kanadı kazanması halinde, Başkan Trump'ın dış politika gündeminde zorluklar yaşanabilir. Öte yandan, Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması, Trump'ın "Önce Amerika" politikalarını daha rahat uygulaması anlamına geliyor.
2018'deki mavi dalga, küresel olarak da yankı bulmuş; özellikle Avrupa ve Asya'daki müttefikler, ABD'nin Paris İklim Anlaşması'na dönüşü gibi adımları memnuniyetle karşılamıştı. Şimdi ise seçim sonuçları, ABD'nin iklim politikaları, ticaret savaşları ve göç konularındaki tutumunu belirleyecek. Türkiye gibi ülkeler için de ABD Kongresi'nin yapısı, savunma iş birlikleri ve ekonomik ilişkiler açısından kritik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanması, Türkiye'ye yönelik yaptırım tehditlerinin (örneğin CAATSA kapsamında S-400 alımı nedeniyle) daha güçlü bir şekilde gündeme gelmesine yol açabilir. Ayrıca, PKK/YPG'ye verilen desteğin sorgulanması ve F-16 satışı gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Demokratların zaferi, insan hakları ve demokrasi konularında Türkiye'ye yönelik eleştirilerin artması anlamına gelebilir. Ancak her iki partinin de Türkiye'nin jeostratejik önemini kabul ettiği unutulmamalı. Seçim sonuçları, Türkiye'nin bölgesel hamlelerini ve ekonomik ilişkilerini etkileyebilir.