New York Valisi Kathy Hochul, Cornell Üniversitesi'nde bir öğrencinin kardeşlik kulübü üyeleri tarafından toplu tecavüze uğradığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada görevden alınan savcının yerine Başsavcı Letitia James'i özel savcı olarak atadı. Karar, üniversite yönetiminin cinsel saldırı iddialarına yönelik tutumunu protesto eden öğrencilerin kampüste düzenlediği forumun ardından geldi.
Olayın Arka Planı ve Soruşturma Süreci
Cornell Üniversitesi'nde bir öğrencinin, kardeşlik kulübü üyeleri tarafından toplu tecavüze uğradığı iddiası, kampüste büyük yankı uyandırdı. İddiaya göre olay, üniversitenin kardeşlik kulüplerinden birinde meydana geldi ve mağdur öğrenci, saldırıyı üniversite yetkililerine bildirdi. Ancak üniversite yönetiminin olaya müdahalesi ve soruşturma süreci, öğrenciler tarafından yetersiz ve gecikmeli bulundu.
Perşembe günü kampüste düzenlenen forumda onlarca öğrenci bir araya gelerek üniversite yönetiminden hesap sorulmasını talep etti. Öğrenciler, üniversitenin cinsel saldırı iddialarına karşı yeterli önlem almadığını ve mağdurları koruyacak mekanizmaların zayıf olduğunu vurguladı. Forumda söz alan öğrenciler, kardeşlik kulüplerinin denetiminden sorumlu birimlerin etkisiz kaldığını belirterek, üniversite yönetimini şeffaflığa davet etti.
Olayın ardından New York Valisi Kathy Hochul, soruşturmayı yürüten yerel savcıyı görevden aldı. Valilikten yapılan açıklamada, savcının soruşturmadaki performansının yetersiz bulunduğu ve kamu güvenini sarsacak nitelikte olduğu ifade edildi. Hochul, bağımsız bir soruşturma yürütülmesi amacıyla New York Başsavcısı Letitia James'i özel savcı olarak atadığını duyurdu. James, eyaletin en üst düzey hukuk otoritesi olarak, soruşturmayı yeniden başlatacak ve delilleri titizlikle inceleyecek.
Letitia James'in özel savcı olarak atanması, daha önce benzer davalarda gösterdiği kararlılıkla bilinen bir isim olması nedeniyle dikkat çekti. James, görevi devraldıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, "Hiçbir öğrenci kampüste güvende olmadığını hissetmemeli. Bu soruşturmayı en kısa sürede ve titizlikle yürüteceğiz" dedi. Başsavcılık, soruşturma kapsamında üniversite yönetimi, kardeşlik kulübü üyeleri ve tanıklarla görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.
Üniversite ve Yerel Yönetimin Tutumu
Cornell Üniversitesi yönetimi, iddiaların ciddiyetle ele alındığını ve soruşturmaya tam destek verildiğini açıkladı. Üniversite sözcüsü, "Öğrencilerimizin güvenliği en öncelikli konumuzdur. Bu tür iddiaların aydınlatılması için bağımsız soruşturmayla işbirliği yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı. Ancak öğrenciler, üniversitenin olayı örtbas etmeye çalıştığını öne sürerek protestolarını sürdürüyor.
Yerel yönetim yetkilileri ise savcının görevden alınmasının ardından soruşturmanın seyrinin değişebileceğini belirtti. Ithaca şehri savcılığı, davanın eyalet çapında yankı uyandırması nedeniyle bağımsız bir savcıya devredilmesinin olağan bir prosedür olduğunu savundu. Ancak muhalefet, kararın siyasi baskılar sonucu alındığını iddia etti.
Olayın Bölgesel ve Küresel Boyutu
ABD'de üniversite kampüslerinde cinsel saldırı iddiaları son yıllarda artan bir şekilde gündeme geliyor. Özellikle kardeşlik kulüplerinin denetimi ve üniversite yönetimlerinin şeffaflığı konusundaki tartışmalar, kamuoyunda geniş yankı buluyor. Cornell gibi prestijli bir üniversitede yaşanan bu olay, diğer kampüslerde de benzer sorunların varlığını gözler önüne seriyor.
ABD Adalet Bakanlığı, son yıllarda üniversitelerde cinsel saldırı vakalarına yönelik soruşturmaları sıklaştırdı. Eğitim Bakanlığı da Title IX kapsamında üniversitelerin cinsel saldırı iddialarına nasıl yanıt verdiğini denetliyor. Cornell olayı, bu denetimlerin ne kadar etkili olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Öte yandan, olayın siyasi yansımaları da var. New York Valisi Kathy Hochul, 2022'de göreve gelmesinden bu yana kadın hakları ve güvenliği konusunda hassasiyetini vurguluyor. Ancak muhalefet, Hochul'un bu kararı yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyu baskısını hafifletmek için aldığını öne sürüyor. Başsavcı James'in özel savcı atanması, eyaletteki Demokrat Parti içindeki güç dengeleri açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası düzeyde ise kampüs güvenliği ve cinsel saldırıyla mücadele, birçok ülkede tartışılan bir konu. Avrupa'da da üniversitelerde benzer vakalar yaşanıyor ve öğrenci hareketleri daha etkin koruma talep ediyor. Cornell olayı, dünya genelinde üniversite yönetimlerine yönelik bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cornell Üniversitesi'ndeki cinsel saldırı iddiası ve soruşturma süreci, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, üniversite kampüslerinde güvenlik ve cinsel saldırıyla mücadele konusunda küresel bir farkındalık yaratması açısından önem taşıyor. Türkiye'de de üniversitelerde benzer vakalar zaman zaman gündeme gelmekte ve öğrenci hareketleri daha etkin önlemler talep etmektedir. ABD'deki bu davanın seyri, Türkiye'deki üniversite yönetimleri ve yargı organları için bir referans noktası olabilir. Ayrıca, ABD'de eyalet düzeyinde başsavcıların soruşturmalara müdahalesi, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı tartışmalarına da dolaylı bir perspektif sunuyor. Türk öğrenciler ve sivil toplum kuruluşları, benzer olaylarda daha şeffaf ve hesap verebilir bir süreç için bu tür uluslararası gelişmeleri takip ediyor.