Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, İsrail'in Lübnan'daki kara, deniz ve hava askeri operasyonlarını durdurması ve ev yıkımları ile toprak düzlemesini sonlandırması halinde, Hizbullah'ın ateşkese tam olarak uyacağını garanti edebileceğini ifade etti. Beyrut merkezli El-Modon gazetesine konuşan Berri, Şii hareketin çatışmaların sona ermesi için net şartlar koyduğunu belirtti. Bu açıklama, İsrail'in Gazze'deki savaşının ardından Lübnan cephesinde de yoğunlaşan çatışmaların ardından geldi. Berri, ayrıca uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarına atıfta bulunarak, ABD ve Fransa'nın ateşkes önerilerini değerlendirdiklerini ancak İsrail'in tam bir askeri duruş olmadan anlaşmanın mümkün olmadığını vurguladı. Lübnan'da siyasi krizin derinleştiği bir dönemde gelen bu açıklama, bölgesel gerilimin düşürülmesi için bir umut ışığı olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Nebih Berri, Lübnan'da uzun süredir Meclis Başkanlığı görevini yürüten ve Hizbullah'ın önemli bir müttefiki olan Emel Hareketi'nin lideridir. Berri, Hizbullah'ın tutumunu yansıtan bu açıklamayı yaparak, hareketin ateşkese prensipte hazır olduğunu ancak İsrail'in askeri avantajını kullanmasına izin verecek koşullardan kaçındığını ortaya koydu. Hizbullah, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'deki savaşın bir yansıması olarak İsrail'e yönelik roket saldırılarını artırmış, İsrail ise Lübnan'ın güneyine hava saldırıları düzenlemişti. Taraflar arasında son aylarda sınırda şiddetli çatışmalar yaşandı. Berri'nin ifadeleri, İsrail'in yoğun saldırıları sonucu Lübnan'da meydana gelen yıkımın boyutunu da gözler önüne seriyor. Özellikle sivil altyapının zarar görmesi ve binlerce kişinin yerinden edilmesi, uluslararası toplumun endişelerini artırmış durumda.
Bölgesel boyut
Bu gelişme, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmanın yalnızca iki tarafı değil, aynı zamanda bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. İran'ın desteklediği Hizbullah, Suriye iç savaşından bu yana askeri kapasitesini artırmış ve Lübnan'da önemli bir siyasi aktör haline gelmişti. İsrail ise Hizbullah'ın İran'dan gelen hassas güdümlü füzelerle donatılmasını büyük bir tehdit olarak görüyor. ABD ve Fransa'nın arabuluculuk girişimleri, tırmanan gerilimi yatıştırmayı hedefliyor ancak İsrail'in güvenlik kaygıları ve Hizbullah'ın siyasi hedefleri arasındaki uzlaşma zor görünüyor. Ayrıca, Gazze'deki savaşın devam etmesi, Lübnan cephesinde kalıcı bir ateşkesin önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor. Hizbullah, Gazze'deki direnişle dayanışma içinde olduğunu sık sık vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki siyasi istikrarı yakından takip etmektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını ve bölgesel barış çabalarını doğrudan etkileyebilir. Olası bir ateşkes, Lübnan üzerinden Türkiye'ye yönelebilecek sığınmacı akınlarını azaltabilir ve ticari ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek göz önüne alındığında, Hizbullah'ın ateşkese hazır olduğunu belirtmesi, Gazze'deki savaşın sona ermesi için bir fırsat penceresi yaratabilir. Ancak İsrail'in tutumu ve bölgesel dinamikler belirsizliğini koruyor.