Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani, ABD ve Suudi Arabistan'ın Irak topraklarına yönelik düzenlediği hava saldırılarının ardından acil bir ulusal güvenlik toplantısı yapılması talimatı verdi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, saldırıların Irak'ın egemenliğine açık bir ihlal olduğu vurgulanarak, ülkenin güvenlik kurumlarının en üst düzeyde bir araya geleceği belirtildi. Toplantıda, saldırıların boyutu ve sonuçları ile Irak'ın atacağı adımların ele alınması bekleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ve Suudi Arabistan savaş uçakları, son günlerde Irak'ın batı bölgelerindeki İran destekli milis grupların mevzilerine yönelik hava operasyonları düzenledi. Saldırıların, bu grupların Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine ve ABD askeri üslerine yönelik saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiği bildirildi. Pentagon yetkilileri, operasyonların meşru müdafaa kapsamında olduğunu savunurken, Bağdat yönetimi bu görüşe katılmıyor. Irak Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu saldırılar, Irak'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmektedir. Irak, kendi topraklarında yabancı güçlerin askeri operasyon yapmasına izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, saldırıların ardından Irak'ın bazı bölgelerinde patlama seslerinin duyulduğu, sivil halk arasında panik yaşandığı aktarılıyor. İlk belirlemelere göre, saldırılarda can kaybı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı. Ancak, milis gruplara bağlı sağlık kaynakları, en az 10 kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin yaralandığını iddia etti. Bağımsız doğrulama yapılamazken, olay yerlerinden yükselen dumanlar görüntülendi.
Bu gelişme, Irak'ın son yıllarda karşılaştığı en ciddi güvenlik krizlerinden birini işaret ediyor. Ülke, hem ABD ile hem İran ile iyi ilişkiler kurmaya çalışan hassas bir dengede hareket ediyor. Ancak, bu tür dış müdahaleler, Irak hükümetinin içerideki otoritesini zayıflatırken, ülkedeki istikrarı da tehdit ediyor. Irak parlamentosunda bazı gruplar, yabancı güçlerin ülkeden çıkarılması yönünde çağrılar yaparken, hükümetin bu konudaki tutumu merakla izleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ve Suudi Arabistan'ın Irak'a yönelik bu operasyonları, bölgede uzun süredir devam eden ABD-İran geriliminin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İran destekli grupların ABD üslerine ve Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, iki ülkeyi de harekete geçirdi. Bu durum, Orta Doğu'da yeni bir çatışma dalgasının habercisi olabilir. Uzmanlar, Irak'ın bu çatışmanın bir sahnesi haline gelmesinin, ülkedeki siyasi süreci olumsuz etkileyeceğini ve bölgesel istikrarı daha da bozacağını belirtiyor.
Öte yandan, uluslararası toplumun bu saldırılara tepkisi de dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler, Irak'ın egemenliğine saygı çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin, ABD'yi Irak'ta güç kullanmakla eleştirdi. Bu kriz, aynı zamanda ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığının sorgulanmasına yol açtı. ABD'nin Irak'taki asker sayısının azaltılması talepleri, hem Tahran hem de bazı Bağdat çevrelerince dillendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrarsızlığı artırma potansiyeli taşıyor. Irak'ın kuzeyinde konuşlu Türk askeri varlığı ve sınır ötesi operasyonlar düşünüldüğünde, Irak'ta artan kaos, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye hem ABD hem İran ile karmaşık ilişkilere sahip olduğundan, bu krizde dengeli bir tutum izlemesi beklenir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğini sürekli vurgulamış; bu tür saldırıların bölgesel istikrarı bozduğunu ifade etmiştir. Türk dış politikasının önümüzdeki dönemde bu krize yönelik girişimleri, hem Ankara-Bağdat hem Ankara-Washington ilişkileri açısından önem taşıyacaktır.