Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında varılan deniz sınırı anlaşmasını sert bir dille eleştirerek, bu anlaşmanın ülke içinde bölünmelere yol açabileceği uyarısında bulundu. Hizbullah’ın önemli bir müttefiki olan Berri, anlaşmanın uygulanmayacağını vurguladı. Beyrut’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan Berri, “Bu anlaşma Lübnan’ı bölmeyi hedefliyor ve biz buna izin vermeyeceğiz” dedi. Anlaşmanın Lübnan’ın egemenliğini zedelediğini savunan Berri, hükümetin bu adımı atmadan önce ulusal bir mutabakat araması gerektiğini ifade etti.
Anlaşmanın Arka Planı ve Tarafların Pozisyonları
ABD arabuluculuğunda varılan anlaşma, Lübnan ile İsrail arasında Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını ve doğal gaz kaynaklarının paylaşımını öngörüyor. Uzun süredir devam eden müzakerelerin ardından iki ülke arasında imzalanan anlaşma, bölgesel enerji işbirliğinin önünü açması beklenirken Lübnan iç siyasetinde ciddi tartışmalara neden oldu. Başbakan Necip Mikati başta olmak üzere hükümet yetkilileri anlaşmayı ‘tarihi bir adım’ olarak nitelendirirken Hizbullah ve müttefikleri buna karşı çıkıyor. Hizbullah Siyasi Büro Başkanı Seyyid Haşim Safiyüddin, anlaşmayı ‘teslimiyet’ olarak tanımladı ve İsrail ile normalleşme anlamına geldiğini söyledi. Berri ise anlaşmanın Lübnan’ın ulusal çıkarlarına aykırı olduğunu belirterek parlamentoda onaylanmasına izin vermeyeceklerini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu anlaşma, Doğu Akdeniz’de enerji alanında yaşanan rekabetin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail, Kıbrıs ve Mısır ile birlikte doğal gaz ihracatını artırmayı hedeflerken Lübnan da kendi kaynaklarını değerlendirmek istiyor. ABD, bölgede istikrarı sağlamak ve İsrail’in güvenliğini garanti altına almak amacıyla arabuluculuk yaparken Fransa da sürece dahil oldu. Ancak Hizbullah’ın anlaşmaya karşı çıkması, İran’ın bölgedeki nüfuzunu koruma çabalarıyla yakından ilgili. İran destekli Hizbullah, anlaşmanın Lübnan’ın bağımsızlığını zedelediğini ve İsrail’e meşruiyet kazandırdığını savunuyor. Analistler, bu anlaşmanın Lübnan’daki siyasi krizi daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Ekonomik krizle boğuşan Lübnan’da enerji kaynaklarının kullanımı, ülkenin geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki enerji tartışmalarının önemli bir aktörü olarak bu gelişmeyi yakından takip etmektedir. Anlaşma, Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası ve Mavi Vatan doktrini açısından bölgesel dengeleri etkileyebilir. Lübnan’daki siyasi krizin derinleşmesi, bölgede istikrarsızlığı artırabilir ve Türkiye’nin Lübnan’daki ekonomik ve siyasi çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Hizbullah’ın anlaşmaya karşı çıkması, Türkiye-İran ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru oluşturabilir. Türkiye, her iki tarafla da diyaloğunu sürdürerek bölgede dengeli bir politika izlemeye çalışmaktadır.