Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Salı günü Ordu Komutanı General Rodolphe Haykal ile bir araya gelerek, ABD'nin arabuluculuğunda imzalanan ve İsrail ile Lübnan arasındaki savaşı sona erdirmeyi hedefleyen çerçeve anlaşması kapsamında ordunun üstleneceği yeni görevleri değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmede özellikle güney bölgelerinde ordu birliklerinin konuşlandırılmasına yönelik planlar masaya yatırıldı. Bu gelişme, 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ardından Lübnan'ın egemenliğini pekiştirme ve sınır güvenliğini sağlama çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Anlaşma ve Güney Lübnan'da Konuşlanma Planları
ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda varılan çerçeve anlaşması, İsrail ile Lübnan arasında aylardır süren çatışmaların sona erdirilmesini ve sınır bölgesinde kalıcı istikrarın sağlanmasını amaçlıyor. Anlaşma uyarınca, Lübnan ordusunun güneydeki Litani Nehri'nin güneyinde kalan bölgelere konuşlanması ve bölgede Hizbullah dahil silahlı grupların varlığının sonlandırılması öngörülüyor. General Haykal, toplantıda ordunun bu görevi yerine getirmek için hazır olduğunu ancak lojistik ve ekipman desteğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Aoun ise, ordunun ülkenin egemenliğini korumadaki kritik rolünü vurgulayarak, uluslararası toplumun taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Ateşkes anlaşması, 7 Ekim 2023'te başlayan çatışmaların ardından İsrail'in Lübnan'a yönelik kara harekâtını durdurması ve Hizbullah'ın roket saldırılarını sonlandırmasıyla sağlanmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan-İsrail arasındaki bu anlaşma, Orta Doğu'da İsrail ile İran destekli gruplar arasındaki gerilimin azaltılması açısından önemli bir adım olarak görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin girişimleriyle şekillenen süreç, bölgede kalıcı bir barışın tesis edilmesi yönündeki uluslararası çabaların bir parçası. Ancak anlaşma, Hizbullah'ın askeri kanadının Lübnan siyasetindeki etkisini sınırlayabileceği için iç politikada tartışmalı. İsrail tarafında ise hükümet, kuzey sınırında güvenliğin sağlanması ve yerinden edilen on binlerce vatandaşın evlerine dönmesini hedefliyor. Bu gelişme, aynı zamanda Gazze'deki savaşın etkilerini hafifletmek için atılan adımlarla da bağlantılı görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve bölgesel istikrar açısından Lübnan-İsrail ilişkilerini yakından izlemektedir. Anlaşmanın uygulanması, Lübnan'ın egemenliğini güçlendirerek terör örgütlerinin bölgedeki etkisini azaltabilir; bu da Türkiye'nin istikrarlı bir komşuluk arayışına olumlu yansıyabilir. Ayrıca, ABD ve Fransa'nın arabuluculuğundaki bu süreç, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını doğrudan etkileyen bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Türkiye, Lübnan'daki siyasi istikrarı ve ekonomik toparlanmayı destekleyen politikalarıyla, bölgede nüfuzunu artırma potansiyeline sahiptir.