Lübnanlı siyasi liderler, İsrail ile olası yeni bir müzakere turu öncesinde hazırlık görüşmelerine başladı. Beyrut’ta bir araya gelen üst düzey yetkililer, müzakerelerin kapsamı ve takvimi üzerinde mutabakat sağlamaya çalışıyor. Kaynaklara göre, görüşmelerde özellikle deniz yetki alanlarının belirlenmesi ve kara sınırındaki gergin noktaların ele alınması bekleniyor. İsrail tarafı ise şu ana kadar resmi bir açıklama yapmadı ancak bölgesel kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin de teknik heyet düzeyinde hazırlık yaptığını belirtiyor. Lübnan ve İsrail arasındaki müzakereler, 2022 yılında ABD arabuluculuğunda deniz sınırı anlaşmasıyla sonuçlanmış ancak kara sınırındaki uyuşmazlıklar çözüme kavuşmamıştı.
Müzakerelerin Arka Planı ve Hedefler
Lübnan ile İsrail arasındaki sınır anlaşmazlıkları onlarca yıldır devam ediyor. 2006’daki savaşın ardından Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) bölgede konuşlanmış olsa da, özellikle karasularındaki doğal gaz kaynaklarının paylaşımı yeni bir gerilim kaynağı haline gelmişti. 2022’de imzalanan deniz sınırı anlaşmasıyla Kariş ve Kan gibi yataklar üzerindeki anlaşmazlık geçici olarak aşılmış ancak kara sınırının çizilmemiş bölümleri, özellikle de Şeba Çiftlikleri bölgesi sorun olmaya devam ediyordu. Şimdi Lübnanlı yetkililer, bu kez kara sınırının da netleştirilmesi ve olası bir çatışmanın önlenmesi için hazırlıklara başladı. Görüşmelerde Lübnan’ın egemenlik talepleri kadar, İsrail’in güvenlik endişelerinin de giderilmesi amaçlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan-İsrail müzakereleri, sadece ikili ilişkiler açısından değil, bölgesel dengeler bakımından da kritik. Hizbullah’ın Lübnan siyasetindeki güçlü konumu ve İran’la bağları, görüşmeleri daha da karmaşık hale getiriyor. ABD ve Fransa’nın arabuluculuk çabaları, her iki tarafın da diplomatik çözüm arayışında olduğunu gösteriyor. Ekonomik krizle boğuşan Lübnan için sınır anlaşmazlığının çözümü, doğal gaz kaynaklarının kullanımı açısından hayati önem taşıyor. İsrail ise kuzey sınırında istikrar sağlayarak askeri kaynaklarını diğer tehditlere kaydırmak istiyor. Müzakerelerden çıkacak olası bir anlaşma, Doğu Akdeniz’deki enerji koridorunun güvenliğini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan ve İsrail arasındaki müzakereler, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Doğu Akdeniz doğal gaz kaynaklarının paylaşımında kendi kıta sahanlığı konusunda hassasiyetini sürdürürken, Lübnan ile İsrail arasında varılacak bir anlaşma bölgesel enerji iş birliğine yeni bir boyut kazandırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destek ve Hizbullah’la ilişkileri düşünüldüğünde, sürecin Türk dış politikası açısından dengeleyici bir rol oynama potansiyeli bulunuyor. Türkiye’nin müzakerelere doğrudan katılımı olmasa da, sonuçların Doğu Akdeniz’deki denklemleri etkilemesi muhtemel.