ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile mükemmel bir ilişkisi olduğunu vurgularken, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ölçeğini eleştirdi. Trump, Suriye'nin fiili lideri olarak öne çıkan Ebu Muhammed el-Şaraa'yı da Hizbullah'ın Lübnan'daki varlığını sonlandırmak için devreye girmeye çağırdı. Beyaz Saray'da basın mensuplarına konuşan Trump, "Bırakın Suriye, Hizbullah'la ilgilensin. İsrail'in bu kadar ağır bir operasyon yapmasına gerek yok" ifadelerini kullandı. Trump'ın bu açıklamaları, bölgede dengeleri yeniden şekillendirme çabalarının bir parçası olarak yorumlanıyor.
Trump-Netanyahu İlişkisi ve İsrail'in Lübnan Operasyonu
Trump, Netanyahu ile yakın dostluğunu sık sık vurgulasa da, İsrail'in Lübnan'da Hizbullah hedeflerine yönelik son hava saldırılarına mesafeli yaklaştı. Başkan, "Netanyahu'yu seviyorum ama bu operasyonların boyutu bana fazla geldi. Lübnan halkı zaten zor durumda" dedi. İsrail, son haftalarda Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait olduğunu iddia ettiği onlarca noktayı vurmuştu. Bu saldırılarda sivil kayıplar yaşandığı yönündeki haberler uluslararası tepki çekerken, Trump'ın eleştirisi İsrail yönetiminde şaşkınlık yarattı. Beyaz Saray kaynakları, Trump'ın aslında İsrail'in güvenliğini desteklemekle birlikte, gereksiz yere bölgesel bir savaşı tetiklemek istemediğini belirtti. Trump'ın bu tutumu, ABD'nin Ortadoğu'da askeri angajmanını azaltma eğiliminin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Şaraa Faktörü: Suriye'nin Yeni Rolü
Trump'ın Şaraa'ya yaptığı çağrı, Suriye'nin bölgesel bir aktör olarak yeniden önem kazandığını gösteriyor. El-Kaide bağlantılı Heyet Tahrir eş-Şam'ın (HTŞ) eski lideri olan Şaraa, Suriye'nin kuzeybatısında etkili bir figür haline geldi. Trump, "Şaraa dürüst bir adam. Hizbullah'ın Lübnan'ı terk etmesini sağlayabilir. Onunla bu konuyu görüştük" iddiasında bulundu. Ancak bu açıklama, Şaraa'nın uluslararası meşruiyeti olmadığı için tartışma yarattı. Suriye'nin mevcut yönetimi Şaraa'yı bir terörist olarak görürken, ABD ve müttefikleri de HTŞ'yi terör örgütü listesinde tutuyor. Trump'ın Şaraa'yı muhatap alması, ABD'nin Suriye'de Esad karşıtı güçleri destekleme politikasının bir devamı olarak yorumlanabilir. Ancak uzmanlar, Şaraa'nın Hizbullah'ı Lübnan'dan çıkarma kapasitesinin sınırlı olduğunu, zira Hizbullah'ın İran'ın güçlü bir müttefiki olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın bu hamlesi, Türkiye'nin Suriye ve Lübnan politikalarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Suriye'de Esad karşıtı grupları desteklerken, HTŞ'nin radikal yapısı nedeniyle mesafeli duruyor. Trump'ın Şaraa'yı muhatap alması, Ankara'nın Suriye'deki dengeleri yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Ayrıca Lübnan'da Hizbullah'ın zayıflaması, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesinde yeni fırsatlar doğurabilir. Ancak İsrail saldırılarının büyümesi, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları tartışmalarını da etkileyebilir. Türk dış politikası, bu gelişmeleri yakından izlerken, ABD'nin bölgeden çekilme eğiliminin yarattığı boşluğu doldurma stratejisini sürdürecektir.