ABD'nin en pahalı eyaletlerinden Kaliforniya, konut krizine köklü bir çözüm getirmeyi amaçlayan SB 79 yasasını yürürlüğe koymaya hazırlanıyor. Yeni düzenleme, eyalet genelinde toplu taşıma hatlarına yakın bölgelerde 1 milyondan fazla konut inşa edilmesini öngörüyor. Ancak uzmanlar, bu devasa arz artışının konut fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı konusunda temkinli.
SB 79 Yasası Neyi Hedefliyor?
Kaliforniya Eyalet Senatosu tarafından kabul edilen SB 79, belediyelere toplu taşıma duraklarına yürüme mesafesindeki alanlarda yoğunluk artışına izin verme zorunluluğu getiriyor. Yasa kapsamında otobüs, metro ve hafif raylı sistem hatlarının 800 metre yakınındaki arazilerde en az dört katlı ve 50 birimlik konut projelerine otomatik onay verilecek. Ayrıca, projelerin en az yüzde 10'unun düşük gelirli aileler için ayrılması şart koşuluyor.
Vali Gavin Newsom’un imzalaması beklenen yasa, özellikle San Francisco Körfez Bölgesi ve Los Angeles gibi metropollerdeki konut kıtlığını gidermeyi amaçlıyor. Eyalette 2030 yılına kadar 3,5 milyon yeni konut inşa edilmesi hedeflenirken, SB 79 bu planın önemli bir ayağı. Ancak inşaat maliyetleri, işgücü kıtlığı ve yüksek faiz oranları gibi engeller, projenin başarısını tehdit ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kaliforniya’nın konut girişimi, küresel ölçekte artan barınma sorununa yönelik ilginç bir vaka çalışması olarak görülüyor. Dünya genelinde büyük şehirlerde konuta erişim giderek zorlaşırken, SB 79 gibi arz odaklı politikaların etkinliği tartışılıyor. Ekonomistler, tek başına arz artışının fiyatları düşürmek için yeterli olmadığını, spekülasyon, bölgesel eşitsizlikler ve altyapı yatırımlarının da hesaba katılması gerektiğini vurguluyor.
Özellikle teknoloji devlerine ev sahipliği yapan Silikon Vadisi’nde ortalama konut fiyatlarının 1 milyon doların üzerinde seyretmesi, orta sınıfın şehir dışına itilmesine yol açıyor. SB 79’un bu dengesizliği ne kadar düzeltebileceği belirsiz. Yasanın etkisini gösterebilmesi için en az 5-10 yıllık bir takvim öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya örneği, TOKİ ve belediyelerin toplu konut projelerinde uygulayabileceği ‘transit odaklı gelişme’ modeli açısından dikkat çekici. Türkiye’de özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde raylı sistem hatları çevresinde imar yoğunluğu artırılarak hem konut arzı yükseltilebilir hem de ulaşım maliyetleri düşürülebilir. Ancak SB 79’un karşılaştığı inşaat maliyeti ve bürokrasi engelleri, Türkiye’de de benzer projelerin önünde engel teşkil edebilir. Yasanın uzun vadede başarılı olması halinde, Türkiye için bir model oluşturması muhtemel.