İtalya'da yaşayan kurtların yaklaşık yarısının artık kurt-köpek melezlerinden oluştuğu ortaya çıktı. Bilim insanları, bu durumun Apennin Dağları'ndaki saf kurt popülasyonunu genetik olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Ülkede başıboş köpek sayısının artması ve koruma alanlarının yetersizliği, kurtlar ve köpekler arasında çiftleşmeyi kolaylaştırdı. Araştırmacılar, melezleşmenin kurtların avlanma alışkanlıklarını ve ekosistemdeki rolünü değiştirebileceği konusunda uyarıyor. Sorun, yalnızca İtalya'ya özgü değil; Avrupa'nın birçok bölgesinde benzer eğilimler gözleniyor.
Apennin Dağları'nda genetik kriz
İtalya'nın orta ve kuzey bölgelerindeki koruma alanlarında yapılan genetik analizler, kurt popülasyonunun yüzde 40 ila 60'ının evcil köpek genleri taşıdığını gösteriyor. Bu durum, özellikle 2019'da başlatılan bir araştırma projesinin sonuçlarıyla netleşti. Proje kapsamında toplanan dışkı ve kıl örnekleri, melez bireylerin sayısının düşünülenden çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Sorunun temelinde, insanlar tarafından doğaya terk edilen başıboş köpeklerin kurt sürülerine katılması yatıyor. Kurtların korunması için çıkarılan yasalar, avlanmayı sınırlarken, melezlerin kontrolünü zorlaştırıyor. Uzmanlar, melezleşmenin durdurulamaması halinde saf kurt gen havuzunun on yıl içinde tamamen kaybolabileceğini söylüyor.
Melez kurtlar, fiziksel ve davranışsal olarak saf kurtlardan ayrılıyor. Daha küçük boyutlu, farklı renk desenlerine sahip ve insanlara karşı daha az çekingen olabiliyorlar. Bu durum, hem çiftçilerle yaşanan gerilimi artırıyor hem de kurtların doğal avcılık yeteneklerini zayıflatıyor. Avrupa Komisyonu, melezleşmeyi biyoçeşitliliğe yönelik ciddi bir tehdit olarak tanımlıyor ve üye ülkelere kurt popülasyonlarının genetik saflığını koruma çağrısı yapıyor.
Küresel boyut: Türkiye de risk altında
İtalya'daki vaka, dünya genelinde kurt popülasyonlarının karşılaştığı ortak bir sorunu gözler önüne seriyor. Avrupa'da kurt sayısı son on yılda toparlanma eğilimi gösterse de, bu artış genetik çeşitlilik açısından sürdürülebilir değil. İspanya, Portekiz ve Balkanlar'da da benzer melezleşme raporları var. Uzmanlar, bu eğilimin kontrol altına alınmaması halinde türün evrimsel adaptasyon yeteneğini kaybedeceğini belirtiyor. Özellikle dağlık ve kırsal bölgelerdeki koruma stratejilerinin, başıboş köpek popülasyonunu da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekiyor.
Araştırmacılar, melezleşmenin yol açtığı etik ve ekolojik sorunların da altını çiziyor: “Kurt genlerinin bir kısmını taşıyan bireyleri popülasyondan çıkarmak mı, yoksa doğal seçilime bırakmak mı?” sorusuna henüz net bir yanıt verilebilmiş değil. İtalya'da bazı çevre grupları, melezlerin de korunması gerektiğini savunurken, avcı dernekleri kontrollü itlaf talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Anadolu parsı ve boz ayı gibi türlerde benzer genetik kirlenme riskiyle karşı karşıya. Özellikle orta ve doğu Anadolu'daki kurt popülasyonlarında, başıboş köpeklerle temasın giderek arttığı gözleniyor. İtalya örneği, Türkiye'deki koruma alanlarında da başıboş hayvan popülasyonunun kontrol altına alınması gerektiğini gösteriyor. Mevcut yaban hayatı koruma politikaları, genetik çeşitliliği izleme ve melezleşmeyi önleme konusunda yetersiz kalıyor. Bu alanda stratejik planlama yapılmazsa, Türkiye'nin eşsiz yaban hayatı genetik mirası geri dönülmez şekilde zarar görebilir.