İtalya Senatosu, Çernobil felaketinin ardından nükleer enerjiden vazgeçilmesinin üzerinden yaklaşık 37 yıl geçtikten sonra, ülkenin nükleer enerjiye geri dönüşünün önünü açan yasayı çarşamba günü 81'e karşı 51 oyla ve 7 çekimser oyla kabul etti. Karar, Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin enerji politikasında attığı en büyük adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Nükleer enerjiden çıkışın tarihçesi ve yeni yasanın ayrıntıları
İtalya, 1986'da Ukrayna'da meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin ardından düzenlenen referandumla nükleer santrallerini kapatma kararı almış ve 1990'a kadar tüm reaktörlerini devre dışı bırakmıştı. 2011'deki Fukuşima felaketi sonrası yapılan referandumda da nükleer enerjiye dönüş planları reddedilmişti. Ancak son yıllarda artan enerji fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı enerji arz güvenliği sorunları ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, Roma'yı yeniden nükleer seçeneğe yöneltti.
Senato'dan geçen yasa, hükümete nükleer enerji üretimi için yasal bir çerçeve oluşturma yetkisi veriyor. Yasa metni, yeni nesil güvenli reaktör teknolojilerinin (özellikle küçük modüler reaktörler) kullanılmasını teşvik ediyor ve lisanslama süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Ayrıca nükleer atık yönetimi ve tesis güvenliği konularında yeni düzenlemeler getiriyor. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte hükümetin önümüzdeki aylarda somut projeler için harekete geçmesi bekleniyor.
Başbakan Meloni, oylama sonrası yaptığı açıklamada, "İtalya'nın enerji bağımsızlığı ve iklim hedefleri için tarihi bir adım attık. Nükleer enerji, temiz ve güvenilir bir enerji kaynağıdır ve ülkemizin geleceği için stratejik bir öneme sahiptir" dedi. Muhalefet partileri ise kararı eleştirerek, nükleer atık sorununun çözülmediğini ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapılması gerektiğini savundu.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa'da nükleer rönesansı
İtalya'nın bu kararı, Avrupa'da nükleer enerjiye yönelik artan ilginin bir parçası. Fransa, nükleer enerjiyi uzun yıllardır elektrik üretiminin bel kemiği olarak kullanıyor ve yeni reaktörler inşa etmeyi planlıyor. Birleşik Krallık, Polonya ve Çekya gibi ülkeler de nükleer kapasitelerini artırma yönünde adımlar atıyor. Almanya ise 2023'te son reaktörlerini kapatarak nükleerden tamamen çıkan nadir ülkelerden biri oldu. Avrupa Birliği, nükleer enerjiyi taksonomi düzenlemesinde "yeşil" olarak sınıflandırarak bu teknolojiye yatırımların önünü açmıştı.
İtalya'nın nükleer enerjiye dönüşü, enerji arz güvenliği açısından da kritik. Ülke, elektrik ihtiyacının yaklaşık %10'unu ithal ediyor ve Rus doğal gazına bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Nükleer enerji, İtalya'nın enerji ithalatını azaltmasına ve karbon emisyonlarını düşürmesine yardımcı olabilir. Ancak nükleer santrallerin inşası yıllar sürecek ve yüksek maliyet gerektirecek. Yine de uzun vadede İtalya'nın enerji sepetinde önemli bir yer edinmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İtalya'nın nükleer enerjiye dönüşü, Türkiye'nin enerji politikaları ve Akdeniz'deki jeopolitik dengeler açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, Akkuyu Nükleer Santrali ile nükleer kulübe girmeye hazırlanırken, İtalya gibi bir Avrupa ülkesinin nükleerden çıkış politikasını terk etmesi, nükleer enerjinin küresel meşruiyetini güçlendiriyor. Avrupa'da artan nükleer kapasite, enerji fiyatlarını dengeleyerek Türkiye'nin enerji ithalat faturasını olumlu etkileyebilir. Ayrıca İtalya ile olası nükleer teknoloji işbirliği ve Akdeniz'de enerji güvenliği konularında yeni diyalog kanalları açılabilir.