ABD Çalışma Bakanlığı'nın 6 Haziran haftasına ilişkin verileri, işsizlik maaşı başvurularının bir önceki haftaya göre 13 bin artarak 261 bine yükseldiğini ve Şubat ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdi. Ancak ekonomistler ve piyasa analistleri, bu artışın iş gücü piyasasında kalıcı bir bozulmaya işaret etmediğini, daha çok mevsimsel ayarlamalar ve bir kerelik faktörlerden kaynaklandığını vurguluyor. İşten çıkarma duyurularını izleyen Challenger, Gray & Christmas firmasının verilerine göre de Mayıs ayında işten çıkarmalar bir önceki aya göre %20 azaldı ve pandemi öncesi seviyelere yaklaştı. Bu durum, Fed'in faiz artırımlarına rağmen ABD iş gücü piyasasının hâlâ dirençli olduğu yönündeki genel kanaati destekliyor.
Teknik Açıklamalar ve Mevsimsel Etkiler
İşsizlik maaşı başvurularındaki artışın büyük bölümü, otomotiv sektöründeki mevsimsel fabrika bakım dönemlerine ve okulların kapanmasıyla birlikte eğitim sektörü çalışanlarının geçici işsizlik başvurularına bağlanıyor. Özellikle Michigan ve New York gibi eyaletlerde başvurulardaki ani sıçrama dikkat çekti. Ayrıca, Massachusetts'teki bir yazılım güncellemesi sorunu nedeniyle bazı başvuruların gecikmeli olarak işleme alındığı belirtiliyor. Ekonomistler, bu tür teknik aksaklıkların geçici veri şişkinliklerine yol açabildiğini, ancak trendin analizinde daha sağlıklı sonuçlar veren dört haftalık hareketli ortalamanın hâlâ düşük seviyelerde seyrettiğini ifade ediyor.
Fed'in Politikaları ve İş Gücü Piyasasının Dayanıklılığı
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son bir yılda faiz oranlarını 10 kez artırarak %5-5,25 aralığına yükseltmesine rağmen iş gücü piyasasının beklenenden daha dirençli çıkması, ekonominin yumuşak iniş yapabileceği umutlarını canlı tutuyor. Mayıs ayında 339 bin yeni istihdam yaratılması ve işsizlik oranının %3,7 ile tarihsel olarak düşük seyretmesi, işten çıkarmaların sınırlı kaldığının bir başka kanıtı. Bununla birlikte, bazı sektörlerde (teknoloji, finans, gayrimenkul) işten çıkarmaların yoğunlaştığı, ancak bunların genel istihdam istatistiklerini önemli ölçüde etkilemediği belirtiliyor. Piyasalar, Fed'in Haziran toplantısında olası bir faiz artırımına ara vermesini beklerken, işsizlik başvurularındaki bu geçici sıçramanın kararları etkilemesi beklenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD iş gücü piyasasındaki bu gelişme, küresel risk iştahı ve sermaye akışları üzerinden Türkiye'yi etkileyebilir. Fed'in faiz artırımlarına ara vermesi olasılığı, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını yavaşlatarak Türkiye gibi ülkelerin finansal istikrarını destekleyebilir. Ayrıca, ABD'de resesyon endişelerinin azalması, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talebin canlı kalmasına yardımcı olabilir. Ancak, işsizlik başvurularındaki geçici artışın küresel büyüme üzerinde doğrudan bir etkisi beklenmediği için, Türkiye açısından asıl belirleyici faktör, Fed'in para politikasının seyri ve küresel likidite koşulları olacaktır. Euromonitor verilerine göre, Türkiye'de Mayıs ayında işsizlik oranı %10,6 ile ABD'nin oldukça üzerindedir ve bu nedenle ABD verilerine kıyasla yurt içi dinamikler daha belirleyicidir.