İsrail ordusu, Lübnan sınırındaki stratejik bölge Vadi Saluki'nin kuzey kesiminde operasyonel kontrolü ele geçirdiğini duyurdu. Ordu sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, bölgede Hizbullah'a ait olduğu belirtilen hedeflerin vurulduğu ve ilerleyişin sürdüğü ifade edildi. Gelişme, İsrail ile Lübnan arasındaki tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Vadi Saluki'nin stratejik önemi ve çatışmaların arka planı
Vadi Saluki, Lübnan'ın güneyinde, İsrail sınırına yakın bir bölge olarak uzun süredir çatışmaların odağında yer alıyor. 2006 İsrail-Lübnan Savaşı'nda da ağır çarpışmalara sahne olan vadi, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik roket saldırıları için kullandığı güzergahlardan biri olarak biliniyor. İsrail ordusunun iddiasına göre son haftalarda bölgeden İsrail yerleşimlerine yönelik artan taciz ateşi ve sızma girişimleri, operasyonun başlatılmasına gerekçe oluşturdu.
Operasyon kapsamında İsrail savaş uçakları ve topçu birlikleri, Vadi Saluki çevresindeki hedefleri bombalarken, kara birlikleri de sınırı geçerek belli noktalarda mevzilendi. Lübnan ordusu ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) ise İsrail'in ihlalleri kınarken, bölge halkının can güvenliği endişesi giderek artıyor. Hizbullah kanadından henüz resmi bir yanıt gelmezken, örgüte yakın kaynaklar 'işgal karşısında susmayacaklarını' ima etti.
Bölgesel ve uluslararası yankılar
İsrail'in bu hamlesi, sadece Lübnan'da değil, tüm Doğu Akdeniz'de dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. İran destekli Hizbullah'ın tepkisinin boyutu, olası bir geniş çaplı çatışmanın fitilini ateşleyebilir. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in meşru müdafaa hakkını savunurken, bölgede istikrarın korunması çağrısı yaptı. Fransa ve Almanya ise taraflara itidal çağrısında bulundu.
Rusya ve Çin'in BM Güvenlik Konseyi'nde konuyu gündeme getirmeye hazırlandığı belirtilirken, Arap Birliği de İsrail'i 'provokasyonla' suçladı. Türkiye'nin de yakından takip ettiği bu gelişmeler, Suriye ve Irak'taki kırılgan dengelerle birleşince bölgesel bir kriz riskini beraberinde getiriyor. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları gibi konular da bu gerilimden doğrudan etkileniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Vadi Saluki'deki operasyonu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası ve bölgedeki güç dengeleri açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğünü desteklerken, Hizbullah'ın İran ekseninde artan etkisi Ankara'yı rahatsız ediyor. Bu çatışma, Türkiye'nin Katar ve Mısır ile birlikte yürüttüğü Filistin ateşkes girişimlerini sekteye uğratabilir. Ayrıca, olası bir mülteci akını ve enerji nakil hatlarının güvenliği, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni güvenlik sorunları yaratabilir. Ankara'nın, hem NATO müttefiki İsrail hem de bölgesel aktörler arasında denge kurmaya çalışması bekleniyor.