İsrailli yerleşimciler, bugün sabah saatlerinde polis korumasında Kudüs'teki Mescid-i Aksa yerleşkesine baskın düzenledi. Filistinli kaynaklar, onlarca yerleşimcinin Harem-üş Şerif olarak da bilinen kutsal alana girdiğini ve burada Filistinlilerle sözlü tartışmalar yaşandığını bildirdi. Olay, Ramazan ayının yaklaştığı bir dönemde bölgedeki gerginliği daha da artırdı.
Gelişmenin arka planı
Mescid-i Aksa, İslam'ın üçüncü en kutsal mabedi olmasının yanı sıra Yahudiler için de Tapınak Tepesi olarak kutsal kabul ediliyor. Bu nedenle bölge, uzun yıllardır İsrail-Filistin çatışmasının en hassas noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle bayram ve dini günlerde sık sık benzer baskınlar yaşanıyor. Bugünkü baskın, İsrail'deki koalisyon hükümetinin aşırı sağcı üyelerinin Filistinlilere yönelik sert söylemlerinin ardından geldi.
Filistin yönetimi, bu tür baskınları uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve Birleşmiş Milletler'in duruma müdahale etmesi çağrısında bulunuyor. İsrail hükümeti ise yerleşimcilere herhangi bir kısıtlama getirmediği gibi, birçok durumda polis koruması sağlıyor. Bu durum, uluslararası toplumda eleştirilere neden olsa da İsrail, Mescid-i Aksa üzerindeki statükonun değişmediğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar, sadece Filistinlileri değil, tüm İslam dünyasını etkileyen bir olay olarak öne çıkıyor. Son yıllarda İsrail'in aşırı sağcı hükümetleri, yerleşimci baskınlarını adeta teşvik eder hale geldi. Bu durum, Ürdün ve Mısır gibi komşu Arap ülkeleriyle ilişkileri de geriyor. Ürdün'ün Mescid-i Aksa üzerinde özel bir koruyucu statüsü bulunuyor ve İsrail'in bu statüyü ihlal ettiği sık sık gündeme geliyor.
Küresel ölçekte ise ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, tarafları itidale davet ediyor. Ancak ABD'nin İsrail'e yönelik koşulsuz desteği, uluslararası toplumun etkili bir müdahalede bulunmasını engelliyor. Bugünkü baskın, özellikle Ramazan ayı öncesinde bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Mescid-i Aksa baskınlarına karşı her zaman Filistin yönetiminin yanında yer almakta ve İsrail'in bu tür eylemlerini sert bir dille kınamaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce benzer olaylarda İsrail'e yönelik eleştirilerini artırmış ve uluslararası topluma çağrıda bulunmuştu. Bu baskın, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinde yeni bir gerilime yol açabilir. Ayrıca Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı sıfatıyla harekete geçme potansiyeline sahiptir. Bölgedeki çatışmanın büyümesi, Türkiye'nin enerji ve ticaret rotaları üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.