İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Salı günü yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Hizbullah'a yönelik operasyonlarında 9 bin militanı etkisiz hale getirdiğini ve örgütün füze cephaneliğinin yüzde 92'sini imha ettiğini duyurdu. Netanyahu, İsrail güçlerinin güney Lübnan'da kalacağını ve Hizbullah'ın oluşturduğu tehdit tamamen ortadan kalkana kadar bölgeden çekilmeyeceğini yineledi.
Netanyahu'nun Açıklamaları ve Hedefler
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, düzenlediği basın toplantısında, Hizbullah'a karşı yürütülen askeri operasyonların kapsamlı bir değerlendirmesini yaptı. Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde gerçekleştirdiği kara harekâtı ve hava saldırılarıyla Hizbullah'ın savaş kapasitesine ağır bir darbe indirdiğini kaydetti. Başbakan, "Hizbullah'ın 9 binden fazla üyesini öldürdük. Bu, örgütün askeri kanadının neredeyse üçte birine tekabül ediyor. Ayrıca, Hizbullah'ın sahip olduğu füzelerin yüzde 92'sini imha ettik. Bu, İsrail vatandaşlarının güvenliği için tarihi bir başarıdır" ifadelerini kullandı.
Netanyahu, özellikle hassas güdümlü füzeler ve uzun menzilli roketler olmak üzere Hizbullah'ın stratejik silah envanterinin büyük ölçüde yok edildiğini belirtti. İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) yayınladığı verilere göre, Hizbullah'ın elinde kalan füzelerin çoğu kısa menzilli ve isabetsiz füzelerden oluşuyor. Başbakan, operasyonun amacının İsrail'in kuzeyindeki yerleşim birimlerine yönelik roket tehdidini tamamen ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı.
Netanyahu, İsrail ordusunun güney Lübnan'daki varlığını sürdüreceğini ve Hizbullah'ın yeniden toparlanmasına izin vermeyeceklerini söyledi. "Güney Lübnan'da, Hizbullah'ın orada konuşlanmış militanları ve silahları olduğu sürece kalacağız. Bu tehdit ortadan kalkana kadar bir adım geri atmayacağız" dedi. Bu açıklamalar, İsrail'in Lübnan topraklarında uzun süreli bir askeri varlığa hazırlandığı şeklinde yorumlandı.
Hizbullah'ın Kayıpları ve Bölgesel Etkileri
Netanyahu'nun verdiği rakamlar, İsrail-Hizbullah çatışmasının boyutunu gözler önüne seriyor. Hizbullah'ın 9 bin kaybı, örgütün 2019'da tahmin edilen 20-30 bin kişilik savaşçı gücünün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Füze cephaneliğinin yüzde 92'sinin imha edilmesi ise Hizbullah'ın İsrail'e yönelik en büyük caydırıcılığını kaybettiği anlamına geliyor. Hizbullah liderliği, kayıpları doğrulamamakla birlikte, İsrail'in iddialarının abartılı olduğunu ileri sürdü.
Bölgesel olarak bu gelişme, İran'ın Lübnan'daki en önemli vekilini zayıflatıyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki nüfuzunun önemli bir aracı olarak görülüyordu. Zayıflaması, İran'ın Suriye, Yemen ve diğer noktalardaki operasyon kapasitesini de etkileyebilir. Öte yandan, Lübnan'ın güneyindeki yoğun çatışmalar, yerel halk üzerinde ağır bir insani krize yol açıyor. Birleşmiş Milletler'e göre, 1 milyondan fazla Lübnanlı yerinden edildi ve altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Lübnan hükümeti, uluslararası topluma acil yardım çağrısında bulunuyor.
ABD ve Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamalarda, diplomatik çözüm çağrıları yinelenirken, İsrail'in meşru müdafaa hakkına vurgu yapıldı. Ancak sivil kayıpların artması endişeleri de beraberinde getiriyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney komşularındaki istikrarsızlığın daha da derinleştiğine işaret ediyor. Hizbullah'ın zayıflaması, İran destekli grupların bölgesel gücünü azaltırken, İsrail'in Lübnan'da uzun süreli kalma niyeti yeni bir işgal riski doğuruyor. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve istikrarına verdiği desteği sürdürmekle birlikte, çatışmanın Suriye ve Irak'a sıçrama potansiyelini yakından izlemektedir. Ayrıca, bölgedeki insani kriz Türkiye'ye yeni bir mülteci akınına yol açabilir. Türkiye, diplomatik çözüm arayışlarında ve insani yardım çabalarında aktif rol üstlenmelidir.