Venezuela, bir hafta önce art arda meydana gelen iki büyük depremin sarsıntısını hâlâ üzerinden atabilmiş değil. Ülkenin kuzey kıyılarını vuran 6.8 ve 6.5 büyüklüğündeki depremler, başta başkent Caracas ve çevre eyaletler olmak üzere geniş bir alanda yıkıma yol açtı. Yetkililer, ölü sayısının 120'yi aştığını, yaralı sayısının ise 2 bine yaklaştığını duyurdu. Enkaz altında kalanların kurtarılması için çalışmalar sürerken, ülkenin zaten kırılgan olan altyapısı büyük darbe aldı. Depremler, kronik elektrik kesintileri, yakıt krizi ve sağlık sisteminin çöküşüyle boğuşan Venezuela'yı adeta diz çöktürdü.
Depremlerin Ardından Kriz Derinleşiyor
İlk deprem salı gecesi yerel saatle 23.47'de kaydedildi. Merkez üssü, başkent Caracas'ın yaklaşık 80 kilometre kuzeyindeki La Guaira eyaleti olan sarsıntı, 10 kilometre derinlikte meydana geldi. Saniyeler içinde binalar yıkıldı, yollar çöktü, halk panik halinde sokaklara döküldü. Tam 45 dakika sonra gelen ikinci deprem ise 6.5 büyüklüğündeydi ve merkez üssü biraz daha doğuda, Miranda eyaleti açıklarıydı. Bu artçı sarsıntı, zaten ayakta zor duran yapıların tamamen çökmesine neden oldu.
Hükümet, acil durum ekiplerini bölgeye sevk etse de, yakıt kıtlığı ve bozuk yollar kurtarma çalışmalarını felce uğratıyor. Hastaneler dolup taşmış durumda; temel tıbbi malzeme ve ilaç sıkıntısı had safhada. Birçok bölgede su ve elektrik yok. Sosyal medyada yardım çağrıları yükselirken, muhalefet hükümeti yetersiz müdahale ve yardımların siyasallaştırılmasıyla suçluyor. Özellikle yoksul mahallelerde durum daha vahim; depremzedeler açıkta, korunaksız ve temel ihtiyaçlardan mahrum bir halde bekliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen, yıllardır süren siyasi kriz, yaptırımlar ve kötü yönetim nedeniyle ekonomik çöküş yaşıyor. Depremler, bu kırılgan yapıyı daha da derinleştirdi. Uluslararası toplum, yardım çağrılarına temkinli yaklaşıyor. ABD, geçici olarak bazı yaptırımları hafifletebileceğini sinyallese de, Maduro hükümetiyle işbirliği konusunda isteksiz. Rusya, Çin ve Küba gibi müttefikler, kurtarma ekipleri ve insani yardım gönderme sözü verdi. Ancak lojistik zorluklar ve siyasi gerilimler yardımların ulaşmasını geciktiriyor. Bölge ülkeleri Kolombiya ve Brezilya, sınırlarına yığılan göçmen dalgasından endişeli. Zaten milyonlarca Venezuelalı komşu ülkelere göç etmiş durumda; depremler bu akını daha da hızlandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, bölgesel ve küresel yansımaları açısından yakından takip edilmelidir. Venezuela, Latin Amerika'da Türkiye'nin diplomatik ve ekonomik ilişkilerini geliştirdiği ülkelerden biridir. Türkiye, Maduro yönetimiyle ticareti sürdürmekte ve insani yardımda bulunmaktadır. Deprem sonrası olası bir insani kriz, Türkiye'nin yardım politikalarını harekete geçirebilir. Ayrıca, Venezuela'daki istikrarsızlık, petrol fiyatlarını etkileyebileceğinden, enerji maliyetleri üzerinden Türkiye ekonomisini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bölgedeki nüfuzunu artırmak için bu tür krizlerde aktif rol alabilir.