GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Netanyahu’nun İki Devletli Çözüm Karşıtı Açıklamalarına Uluslararası Toplumdan Sessizlik

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Netanyahu’nun İki Devletli Çözüm Karşıtı Açıklamalarına Uluslararası Toplumdan Sessizlik
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yakında kuracağını duyurduğu geniş ulusal hükümetin temel ilkelerinden birinin "iki devletli çözümün reddi" olduğunu açıkladı. Netenyahu, "Deniz ile Ürdün Nehri arasında iki devlete yer yoktur," diyerek Filistinlilerin tarihi sloganını tersine çevirdi. Bu açıklama, İsrail siyasetinde aşırı sağın yükselişi ve Filistin topraklarının ilhakına yönelik adımların habercisi olarak yorumlanırken, uluslararası toplumdan beklenen güçlü tepki gelmedi. ABD ve Avrupa Birliği'nin sessizliği, Netanyahu'yu cesaretlendirirken, barış sürecini fiilen rafa kaldırıyor.

Netanyahu'nun Yeni Hükümeti ve İki Devletli Çözümün Reddi

Netanyahu, 1 Kasım 2022 seçimlerinin ardından aşırı sağcı ve dini partilerle koalisyon görüşmelerini sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Kuracağım geniş ulusal hükümetin bir diğer ilkesi, iki devlete yer olmamasıdır. Deniz ile Ürdün Nehri arasında iki devlete yer yoktur," ifadelerini kullandı. Bu sözler, Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) 1974'te kabul ettiği "tek devlet" söylemini yankılamakla birlikte, aslında İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak planlarının sinyalini veriyor.

Netanyahu, hükümetinin önceliklerini sıralarken, "Yahudi halkının kendi toprakları üzerindeki egemenliğini güçlendireceğiz" dedi. Yeni kabinede aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir'in Kamu Güvenliği Bakanı ve Bezalel Smotrich'in Savunma Bakanlığı'nda üst düzey bir pozisyona getirilmesi bekleniyor. Bu isimler, daha önce Filistinlilere yönelik şiddet içeren söylemleri ve yerleşim birimlerinin genişletilmesi çağrılarıyla tanınıyor. Netanyahu'nun bu hamleleri, 1993 Oslo Anlaşmaları'ndan bu yana süregelen iki devletli çözüm vizyonunu tamamen terk ettiğini gösteriyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Uluslararası Toplum Neden Sessiz?

Netanyahu'nun bu açıklamalarına rağmen, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminden henüz resmi bir kınama gelmedi. Beyaz Saray sözcüsü, "İki devletli çözüme bağlıyız, ancak yeni İsrail hükümetinin politikalarını henüz değerlendirmedik," şeklinde temkinli bir açıklama yaptı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise "endişe duyduklarını" belirtmekle yetindi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ofisi konuya ilişkin yorum yapmadı.

Uzmanlar, uluslararası toplumun sessizliğini Ukrayna savaşına odaklanma, enerji krizi ve küresel güç dengelerindeki kaymalarla açıklıyor. İsrail'in Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervleri ve bölgesel istihbarat işbirlikleri, Batı'nın Netanyahu'ya karşı sert önlemler almasını engelliyor. Ancak bu sessizlik, Filistin meselesinin uluslararası gündemden düştüğü anlamına gelmiyor; tersine, İsrail'in ilhak politikalarına yeşil ışık yakılması, bölgede yeni bir şiddet sarmalını tetikleyebilir.

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, Netanyahu'nun açıklamalarını "barışa vurulmuş bir darbe" olarak nitelerken, Hamas sözcüsü "işgalin meşrulaştırılması" olarak değerlendirdi. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da konuyu acil gündemlerine alması bekleniyor. Ancak bölgesel aktörlerin İsrail ile normalleşme sürecinde olduğu (Abraham Anlaşmaları, Suudi Arabistan-İsrail görüşmeleri) düşünüldüğünde, Filistin davasının yalnızlaştığı bir döneme giriliyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Netanyahu'nun iki devletli çözümü reddetmesi, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu "Filistin devletinin kurulması" ilkesine doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Ankara, bu açıklamayı Filistin topraklarının ilhakı ve Kudüs'ün statüsünün değiştirilmesi yönünde bir adım olarak değerlendiriyor. Türkiye, İsrail'le son dönemde normalleşme adımları atsa da, bu tür gelişmeler diplomatik ilişkileri zora sokabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'de sık sık dile getirdiği "dünya beşten büyüktür" söylemi ve Filistin davasına verdiği destek, bölgesel ve küresel kamuoyunda yankı buluyor. Türkiye, önümüzdeki dönemde Filistin meselesini İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM gibi platformlarda gündeme taşıyarak, İsrail'in uluslararası alanda yalnızlaştırılmasına yönelik diplomatik girişimlerde bulunabilir. Bu gelişme, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve bölgesel güvenlik dinamikleri açısından da Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor.

Etiketler:
Netanyahuiki devletli çözümFilistinİsrailuluslararası toplumTürkiyeOrtadoğu

İlgili Haberler

Mısır, IMF ile 1.64 Milyar Dolarlık Ön Anlaşmaya Vardı
Orta Doğu

Mısır, IMF ile 1.64 Milyar Dolarlık Ön Anlaşmaya Vardı

12 dk önce

Eski İsrailli general: Gazze savaşı daha erken bitebilirdi
Orta Doğu

Eski İsrailli general: Gazze savaşı daha erken bitebilirdi

19 dk önce

İran'dan ABD'ye Savaş Uyarısı: Anlaşma Ya Uygulanır Ya Savaş
Orta Doğu

İran'dan ABD'ye Savaş Uyarısı: Anlaşma Ya Uygulanır Ya Savaş

32 dk önce

Sudan ordusu RSF'ye karşı toprak kazandığını duyurdu
Orta Doğu

Sudan ordusu RSF'ye karşı toprak kazandığını duyurdu

37 dk önce