ABD'li bir yetkili, İsrail ile Lübnan merkezli Hizbullah örgütü arasında 19 Haziran 2025'te yürürlüğe girecek bir ateşkes anlaşmasına varıldığını açıkladı. İsmi açıklanmayan yetkili, anlaşmanın ABD ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin ardından, İran'ın da dolaylı katkısıyla tamamlandığını belirtti. Ateşkes, son aylarda sınır bölgelerinde tırmanan ve bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıyan çatışmaları durdurmayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail-Hizbullah gerginliği, 2023 sonlarından itibaren Lübnan'ın güneyi ile İsrail'in kuzey sınırında karşılıklı roket ve hava saldırılarına dönüşmüştü. Hizbullah, İsrail'in Gazze'deki Hamas'a yönelik operasyonlarına misilleme olarak sınır ötesi saldırıları artırmış, İsrail ise hava kuvvetleriyle Hizbullah hedeflerini vurmuştu. Çatışmalar sivil kayıplara ve on binlerce insanın yer değiştirmesine neden oldu. Uluslararası toplum, tırmanan gerilimi bölgesel bir savaş uyarısıyla karşılamış ve acil ateşkes çağrıları yapmıştı. ABD ile Katar'ın arabuluculuğu, son haftalarda yoğunlaştı. İran'ın Hizbullah'ın ana destekçisi olarak sürece dahil olması, anlaşmanın sağlanmasında kilit rol oynadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Ateşkes anlaşması, sadece İsrail-Lübnan cephesini değil, aynı zamanda İran-Suudi Arabistan rekabeti ve ABD'nin bölgedeki angajmanını da etkileyecek bir gelişme. Anlaşma, İran'ın bölgesel nüfuzunun tanınması olarak yorumlanırken, ABD'nin üçüncü taraf arabuluculukta Katar'la işbirliği, Doha'nın diplomatik ağırlığını artırıyor. Ateşkesin kalıcılığı, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve Lübnan devletinin güney sınırındaki kontrolü yeniden tesis etmesi gibi uzun vadeli meselelere bağlı. BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına atıfla, uluslararası gözlemcilerin ateşkesi izlemesi gündemde. Anlaşma, bölgede daha geniş bir barış sürecinin başlangıcı olarak görülüyor ancak İsrail-Filistin sorununun çözümü doğrudan bu kapsamda değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Hizbullah ateşkesini, bölgesel istikrar açısından olumlu bir adım olarak değerlendirebilir. Türkiye, Lübnan'daki siyasi ve ekonomik istikrarı desteklerken, Hizbullah'ın siyasi ve askeri rolüne mesafeli yaklaşıyor. Ateşkes, Doğu Akdeniz'deki enerji projeleri ve deniz yetki alanları gibi Türkiye'nin güvenlik ve enerji çıkarlarını doğrudan ilgilendiren konuların daha sakin bir ortamda ele alınmasına katkı sağlayabilir. Ancak anlaşmanın kalıcılığı ve İran'ın etkisi, Türkiye'nin sahadaki aktörlerle ilişkilerinde dikkatle izleyeceği unsurlar arasında.