Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen Eurosatory 2024 uluslararası savunma fuarında, İsrailli bazı küçük savunma şirketlerinin stantlarının geçici duvarlarla kapatılması, İsrail Savunma Bakanlığı'nın (MoD) sert tepkisine yol açtı. İsrail, bu hamleyi "ayrımcılık" olarak nitelendirirken, fuar organizatörleri güvenlik gerekçesiyle önlem alındığını savunuyor. Büyük İsrail şirketlerinin stantları açık kalmakla birlikte, silah sistemlerinin sergilenmediği gözlemleniyor.
Arka Plan: Eurosatory'de İsrail'e Yönelik Kısıtlamalar
Eurosatory, dünyanın önde gelen kara ve hava savunma fuarlarından biri olarak biliniyor. Her iki yılda bir düzenlenen fuara bu yıl 60'tan fazla ülkeden 1.800'den fazla şirket katılıyor. Ancak İsrailli firmalar, fuar alanında farklı muameleyle karşılaştı. Küçük ölçekli İsrailli şirketlerin stantları, fuar yönetimi tarafından geçici duvarlarla kapatılırken, büyük firmaların stantları açık bırakıldı ancak bu stantlarda da İsrail yapımı silah sistemleri veya askeri teçhizat sergilenmedi. İsrail Savunma Bakanlığı, bu durumu "kasıtlı bir dışlama" olarak değerlendirerek konuyu Fransız hükümetine taşıdı. Bakanlık sözcüsü, "İsrail'in savunma sanayiine yönelik bu ayrımcı uygulama kabul edilemez. Şirketlerimiz uluslararası fuarlara katılma ve ürünlerini tanıtma hakkına sahiptir" ifadelerini kullandı.
Fuar organizatörü Coges Events, güvenlik endişelerini gerekçe göstererek stantların kapatıldığını belirtti. Ancak İsrail tarafı, bu açıklamayı yetersiz buluyor ve özellikle Filistin yanlısı grupların baskısı altında alındığını iddia ediyor. Fransa'da son dönemde artan Filistin yanlısı protestolar ve boykot çağrıları, fuar düzenleyicilerini tedbir almaya itmiş olabilir. Nitekim 2022'deki Eurosatory fuarında da İsrailli firmalara yönelik protestolar yaşanmıştı.
Büyük İsrailli savunma şirketlerinin stantları açık olmakla birlikte, bu stantlarda İsrail'in envanterindeki gelişmiş silah sistemlerinin bulunmaması dikkat çekti. Özellikle Iron Dome hava savunma sistemi, Trophy aktif koruma sistemi ve çeşitli insansız hava araçlarının fuarda sergilenmediği görüldü. Bunun yerine, şirketler daha çok broşür ve video gösterimleriyle yetindi. Bu durum, İsrail'in fuardaki varlığının sembolik düzeye indirgenmesi olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Eurosatory'deki bu gelişme, İsrail'in uluslararası arenada artan izolasyonunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İsrail, Gazze'deki askeri operasyonları ve Batı Şeria'daki yerleşim politikaları nedeniyle birçok ülke tarafından eleştiriliyor. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde İsrail'e yönelik silah ambargosu çağrıları artarken, bu tür fuarlardaki kısıtlamalar, İsrail'in savunma sanayi ihracatını olumsuz etkileyebilir.
Öte yandan, Fransa'nın İsrail'e yönelik bu tutumu, ikili ilişkilerde gerginliğe neden olabilir. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, daha önce İsrail-Filistin çatışmasında dengeli bir tutum izlemeye çalışsa da, iç kamuoyundaki Filistin yanlısı baskılar bu dengeyi zorluyor. İsrail ise Fransa'yı antisemitizmle suçlamaktan kaçınırken, bu tür uygulamaların ticari ayrımcılık olduğunu vurguluyor.
Eurosatory'deki bu durum, küresel savunma fuarlarının siyasi ve diplomatik baskılara ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin de zaman zaman fuarlarda kısıtlamalarla karşılaştığı biliniyor. İsrail'in savunma sanayi ihracatı 2023'te 12,5 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu tür engellerin sektöre etkisi merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatı ve uluslararası fuarlardaki konumu açısından dolaylı bir anlam taşıyor. Türkiye, savunma alanında giderek artan bir küresel oyuncu haline gelirken, benzer siyasi baskılarla karşılaşmamak için dengeli bir dış politika izlemeye çalışıyor. Türk savunma şirketleri de Eurosatory gibi fuarlarda yer alıyor; ancak Türkiye'nin Filistin meselesindeki tutumu ve İsrail ile ilişkileri, bu tür etkinliklerde Türk firmalarının hedef alınma riskini artırabilir. Diğer yandan, Türkiye'nin yerli savunma sanayi ürünleri (Bayraktar TB2, Akıncı, Hürjet vb.) uluslararası fuarlarda yoğun ilgi görürken, bu durum Türkiye'yi potansiyel boykotlara karşı daha dirençli kılıyor. Ankara, ticari ve diplomatik çıkarlarını korumak için hem Batılı hem de Doğulu ortaklarla işbirliğini sürdürme stratejisini benimsiyor.