Ortadoğu'da İran'a yönelik askeri operasyonlar, küresel piyasalarda petrol fiyatlarını hızla yükseltirken, ABD'de milyonlarca emekli ve engelli vatandaşı ilgilendiren Sosyal Güvenlik ödemelerinde rekor düzeyde bir artışın kapısını araladı. Ancak uzmanlar, bu artışın yükselen enflasyon karşısında emeklilere ancak sınırlı bir rahatlama sağlayabileceğini belirtiyor.
Savaşın Faturası Emeklilere mi Kesiliyor?
İran'daki çatışmaların başlamasıyla birlikte enerji maliyetleri ve gıda fiyatlarındaki artış, ABD'de yaşam maliyeti endeksini (COLA) yukarı çekti. Sosyal Güvenlik İdaresi'nin yıllık enflasyon düzeltmesi olarak uyguladığı COLA, 2025 yılı için yüzde 5,9 olarak hesaplanırken, bu oranın savaşın etkisiyle yüzde 8,2'ye kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. Bu, ortalama bir emeklinin aylık ödemesinde yaklaşık 150 dolarlık bir artış anlamına geliyor.
Ancak ekonomi analistleri, savaş nedeniyle gıda, enerji ve barınma maliyetlerindeki artışın bu zammı etkisiz hale getirebileceğini vurguluyor. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, düşük gelirli haneleri orantısız bir şekilde etkiliyor. Sosyal Güvenlik bağımlısı milyonlarca Amerikalı, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, beklenen zam sadece mevcut kayıpları telafi etmeye yetebilir.
Jeopolitik Gerginlikler Ekonomiyi Zorluyor
İran merkezli çatışmalar, yalnızca ABD'yi değil, küresel ekonomiyi de tehdit ediyor. Petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıkarken, tedarik zincirlerinde aksamalar yaşanıyor. Avrupa ve Asya'da da enerji maliyetleri hızla yükselirken, merkez bankaları enflasyonla mücadelede yeni faiz artırımlarına hazırlanıyor. Uzmanlar, Ortadoğu'daki istikrarsızlığın devam etmesi halinde küresel bir durgunluk riskine dikkat çekiyor.
Sosyal Güvenlik artışı, ABD hükümetinin savaş harcamalarını finanse etmek için borçlanmayı artırması nedeniyle bütçe açığını da büyütebilir. Kongre'deki Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekilleri, hem emeklilerin alım gücünü korumak hem de bütçe disiplinini sağlamak arasında sıkışmış durumda. Bazı çevreler, doğrudan nakit yardım yerine enerji sübvansiyonlarının kalıcı olarak artırılmasını öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki savaş ve bunun yarattığı enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, doğal gaz ve petrol ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı olduğu için, artan enerji maliyetleri cari açığı daha da büyütebilir. Aynı zamanda enflasyonla mücadele eden Türkiye'de, akaryakıt ve ulaşım maliyetlerindeki artış tüketici fiyatlarına yansıyacaktır. Öte yandan, ABD'nin Sosyal Güvenlik ödemelerindeki artış, Türk emeklileri için doğrudan bir anlam taşımasa da, küresel enflasyonist baskılar yurt içinde hayat pahalılığını artırabilir. Türkiye'nin enerji arz güvenliğini çeşitlendirmek ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmak, bu tür jeopolitik krizlerin olumsuz etkilerine karşı bir kalkan oluşturabilir.