İsrail'in Güney Lübnan'a yönelik yoğunlaştırdığı hava saldırıları, bir zamanlar bölgenin ekonomik merkezi olan Nabatiye kentini adeta hayalet bir şehre dönüştürdü. Kentte hayat durma noktasına gelirken, sivil halk bölgeden kaçmak zorunda kaldı. İsrail ordusunun son haftalarda Nabatiye ve çevresine düzenlediği saldırılar, sadece fiziki yapıları değil, aynı zamanda bölgenin sosyo-ekonomik dokusunu da ağır şekilde tahrip etti. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre, kentte büyük yıkım meydana geldi ve çok sayıda sivil hayatını kaybetti.
Nabatiye: Savaşın gölgesinde bir ekonomik çöküş
Nabatiye, uzun yıllar boyunca Güney Lübnan'ın ticaret, tarım ve hizmet sektörünün kalbi konumundaydı. Ancak İsrail'in 2023 Ekim'inden bu yana aralıklarla sürdürdüğü, özellikle son aylarda yoğunlaşan saldırıları, kenti yaşanmaz hale getirdi. Yerel kaynaklara göre, pazar yerleri, dükkanlar ve kamu binaları büyük ölçüde hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Elektrik, su ve iletişim altyapısı çöktü. Binlerce sivil, daha güvenli bölgelere, özellikle Beyrut ve kuzeydeki şehirlere göç etmek zorunda kaldı. Bu göç dalgası, Lübnan'ın zaten kırılgan olan ekonomisi üzerinde ek bir yük oluşturuyor.
İsrail ordusu, saldırıların hedefinin Hizbullah'ın altyapısı olduğunu savunuyor. Ancak uluslararası kuruluşlar ve yerel yetkililer, sivil kayıpların ve altyapı tahribatının boyutunun endişe verici olduğunu vurguluyor. Nabatiye Belediye Başkanı, yaptığı açıklamada kentin tamamen boşaldığını, geriye sadece enkaz ve yıkımın kaldığını belirtti. Bir zamanlar 80 binin üzerinde nüfusa sahip olan kentte şu anda neredeyse hiç sivil kalmadı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Nabatiye'nin hayalet şehre dönüşmesi, İsrail-Hizbullah çatışmasının sadece askeri bir mücadele olmadığını, aynı zamanda bölgedeki demografik ve ekonomik yapıyı kökünden değiştirdiğini gösteriyor. Lübnan, zaten 2019'dan bu yana derin bir ekonomik krizle boğuşuyordu. Şimdi ise ülkenin güneyinde yaşanan yıkım, bu krizi daha da derinleştirecek. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgede insani bir felaketin yaşandığı uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler, yerinden edilen sivillerin sayısının yüz binleri aştığını ve acil insani yardıma ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.
Bu gelişme, Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkiliyor. İran destekli Hizbullah, İsrail'in saldırılarına karşılık vermeye devam ediyor. Çatışmaların Lübnan'ın tamamına yayılma riski, bölgesel bir savaşın kapıda olduğu endişelerini artırıyor. ABD ve Avrupa Birliği, taraflar arasında ateşkes sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor ancak şu ana kadar somut bir sonuç alınamadı. Rusya ve Çin de bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve Nabatiye'nin boşaltılması, Türkiye'nin güney sınırındaki istikrarsızlığı daha da artırıyor. Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından izlerken, olası bir mülteci dalgası ve bölgesel yayılma riskine karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji dengeleri ve İsrail ile ilişkiler açısından da bu çatışma kritik önem taşıyor. Türkiye, ateşkes çağrılarını destekliyor ve insani yardım koridorlarının açılması için çaba sarf ediyor. Lübnan'ın istikrarı, Türkiye'nin Orta Doğu'daki güvenlik mimarisi için hayati.