İsrail'in Gazze Şehri'nde sivil bir araca yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı, 8 yaşındaki bir Filistinli çocuğun daha yaşamını yitirmesiyle dörde yükseldi. Filistinli kaynaklara göre, salı gecesi düzenlenen saldırıda ağır yaralanan Fadi el-Deiri, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırı, Gazze Şehri'nin yoğun nüfuslu bir bölgesinde meydana gelirken, ölenler arasında sivillerin bulunduğu ve aracın herhangi bir askeri amaçla kullanılmadığı belirtiliyor.
Saldırının ayrıntıları ve bölgedeki durum
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırının bir "terör hücresine" yönelik olduğu iddia edilirken, Filistinli yetkililer bu iddiayı reddediyor. Olay yerindeki görgü tanıkları, aracın içinde çocukların da bulunduğu bir aileyi taşıdığını ifade etti. Saldırının ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, yaralıların çevre hastanelere kaldırıldığı öğrenildi. Gazze'deki sağlık yetkilileri, sivil kayıpların artmaması için uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu.
İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarında son 24 saatte en az 12 kişi hayatını kaybederken, bu saldırı özellikle sivil can kaybına yol açması nedeniyle tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), bölgede insani durumun giderek kötüleştiğini ve sivillerin korunması gerektiğini vurguladı. Öte yandan, Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabaları sürerken, taraflar arasında ateşkes sağlanmasına yönelik somut bir ilerleme kaydedilemedi.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
Saldırı, Arap dünyasında geniş yankı uyandırdı. Mısır, saldırıyı kınayarak sivillerin hedef alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de benzer açıklamalarda bulundu. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "sivillerin korunmasının öncelikli olduğunu" ifade ederek itidalli olunması çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini ancak sivil kayıpların en aza indirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu olay, Türkiye'nin de yakından izlediği bir gelişme olarak kayda geçti. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan ön açıklamada, saldırının kınandığı ve Filistinli sivillerin yaşam hakkının korunması gerektiği ifade edildi. Türkiye, daha önceki benzer saldırılarda olduğu gibi, uluslararası platformlarda Filistin'in haklarını savunmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin bir kez daha altını çiziyor. Türkiye, BM ve İİT gibi platformlarda Filistinli sivillerin korunması için girişimlerde bulunuyor. Bölgede artan sivil kayıplar, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını daha da önemli kılıyor. Ayrıca, Gazze'deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yaptığı yardımların artırılmasını gündeme getirebilir. Türkiye, Mısır ve Katar ile koordinasyon halinde ateşkesin sağlanması için diplomasi trafiğini yoğunlaştıracaktır.