İsrail işgal güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait topraklarda yeni bir yerleşim yolunun inşasına başladı. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail buldozerleri Beytüllahim'in batısındaki Battir köyü yakınlarında, Filistinlilere ait arazide yol yapım çalışmalarına girişti. Aynı zamanda Cenin'in batısında da zeytin ağaçlarının söküldüğü bildirildi.
Al-Hanjaliya bölgesinde yol inşası
Battir Belediye Başkanı Muhammed Saleh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Al-Hanjaliya olarak bilinen bölgede yol yapımına başladığını doğruladı. Saleh, söz konusu yolun Yahudi yerleşim birimlerine erişim sağlayacağını ve yaklaşık 500 dönümlük Filistin toprağını tahrip edeceğini belirtti. Battir köyü, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi teraslı tarım arazileriyle biliniyor. İsrail'in bu bölgedeki yol çalışmaları, hem kültürel mirasa hem de Filistinlilerin geçim kaynağı olan tarım alanlarına zarar veriyor.
Zeytin ağaçları hedef alınıyor
Cenin'in batısında ise İsrail güçlerinin zeytin ağaçlarını söktüğü bildirildi. Yerel görgü tanıkları, askeri araçların eşlik ettiği iş makinelerinin onlarca zeytin ağacını kökünden söktüğünü aktardı. Zeytin ağaçları, Filistin ekonomisi ve kültürü için hayati öneme sahip. Söküm işleminin, İsrail'in '58 numaralı bypass yolu' olarak adlandırılan yolun genişletilmesi çalışmaları kapsamında yapıldığı belirtiliyor.
Uluslararası hukuka aykırı
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, işgal altındaki Filistin topraklarında Yahudi yerleşimlerini ve buna bağlı altyapı çalışmalarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. 1949 Cenevre Sözleşmeleri'nin 49. maddesi, işgal gücünün kendi sivil nüfusunu işgal ettiği topraklara nakletmesini yasaklıyor. Buna rağmen İsrail, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim faaliyetlerini sürdürüyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür yol inşaatlarının Filistin topraklarını parçalayarak iki devletli çözümü fiilen imkansız hale getirdiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in yerleşim politikaları, Orta Doğu barış sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. ABD ve Avrupa Birliği, yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı bulmakla birlikte, İsrail'e karşı etkili yaptırımlar uygulamıyor. Son dönemde İsrail hükümetinin aşırı sağcı koalisyon ortakları, Batı Şeria'nın ilhakı yönünde çağrılar yapıyor. Bu gelişme, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden olabilir. Filistin yönetimi, uluslararası topluma İsrail'i durdurma çağrısında bulunurken, BM Güvenlik Konseyi'nde konuya ilişkin bir karar tasarısının görüşülmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasını destekleyen ve İsrail'in yerleşim politikalarını eleştiren bir ülke. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler'de yaptığı konuşmalarda sık sık İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki Filistin varlığını koruma yönündeki diplomatik çabalarını yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail ile son dönemde normalleşme adımları, bu tür olaylar nedeniyle kamuoyunda tepki çekebilir. Bölgesel istikrarın bozulması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki çıkarlarını da etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin konuyu uluslararası platformlarda gündeme taşıması ve Filistin yönetimiyle koordinasyonunu sürdürmesi beklenir.