İsrail güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa Külliyesi’nin ana girişlerinden Kral Faysal Kapısı’nı, 27 Şubat 2025 Salı günü askeri tatbikat yapıldığı gerekçesiyle kısa süreliğine kapattı. Filistin resmi haber ajansı Wafa’nın yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre, İsrail askerleri kapıyı belirli bir süre boyunca ibadet ve ziyarete kapatırken, tüm girişlerde önlem aldı. Olay, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti.
Gelişmenin Arka Planı
Mescid-i Aksa, İslam dünyasının ilk kıblesi ve üçüncü en kutsal mabedi konumunda. Kral Faysal Kapısı, Müslümanların ve turistlerin sıkça kullandığı ana geçiş noktalarından biri. İsrail güçleri, zaman zaman bu kapıyı güvenlik gerekçeleriyle veya tatbikatlar sırasında geçici olarak kapatıyor. Ancak Filistinli yetkililer, bu tür uygulamaların Mescid-i Aksa'nın statüsüne yönelik bir ihlal olduğunu ve Kudüs’ün tarihi dokusuna zarar verdiğini savunuyor.
Wafa’nın aktardığına göre, İsrail askerleri kapıyı kapatmanın yanı sıra, çevredeki tüm giriş noktalarında da kontrolleri artırdı. Filistin Vakıflar İdaresi, olayı kınayarak İsrail’in bu tür eylemlerinin uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu belirtti. İsrail ordusu ise tatbikatın rutin bir güvenlik çalışması olduğunu ve herhangi bir provokasyon amacı taşımadığını ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mescid-i Aksa, sadece dini değil, siyasi bir sembol olarak da Ortadoğu barış sürecinde kilit rol oynuyor. 1967’den bu yana İsrail işgali altında olan Doğu Kudüs’teki bu kutsal mekân, Filistin devletinin başkenti olarak görülüyor. İsrail’in kapıyı kapatması, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar tarafından statü değişikliği olarak yorumlanıyor.
Bölgede son dönemde artan gerginlik, Ramazan ayına yaklaşılan şu günlerde ibadet özgürlüğü endişelerini de beraberinde getiriyor. Geçmişte benzer olaylar, Filistinli gençler ile İsrail güvenlik güçleri arasında çatışmalara yol açmış, hatta üçüncü İntifada’nın fitilini ateşlemişti. Uluslararası toplum, tarafları itidale çağırırken, İsrail’in bu tür hamleleri bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kudüs ve Mescid-i Aksa konusunda hassas bir pozisyona sahip. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin davasını savunan açıklamalarıyla biliniyor. İsrail’in bu tür uygulamaları, Türkiye’nin İsrail’e yönelik eleştirilerini artırabilir ve iki ülke arasında son dönemde kısmen normalleşen ilişkileri yeniden germe potansiyeli taşıyor. Ayrıca, Türk kamuoyunda İslamcı duyarlılığı besleyen bu haber, hükümetin Filistin yanlısı söylemlerini güçlendirmesine zemin hazırlayabilir. Bölgesel dengeler açısından, Türkiye’nin İran ve diğer Filistin yanlısı aktörlerle işbirliğini derinleştirmesine neden olabilir.