İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı ve aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri Itamar Ben Gvir, İsrail ile Lübnan arasında varılan ateşkes anlaşmasını sert bir dille eleştirerek 'ciddi hata' olarak nitelendirdi. Ben Gvir, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, 'Ateşkes ciddi bir hatadır ve danışmanların hayal ürünü planları Başbakan Benjamin Netanyahu'yu yanlış kararlara sürüklüyor' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail ile Lübnan arasında ABD ve Fransa arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının hemen ardından geldi. Anlaşma, 60 günlük bir geçiş sürecini öngörüyor ve bu süreçte İsrail güçlerinin güney Lübnan'dan çekilmesi, Lübnan ordusunun ise bölgeye konuşlanması planlanıyor.
Ben Gvir'in itirazının arka planı
Itamar Ben Gvir, İsrail siyasetindeki en sert figürlerden biri olarak biliniyor. Daha önce de Filistinli militanlara yönelik sert önlemler çağrısında bulunan Ben Gvir, Lübnan Hizbullah'ına karşı da savaşın sürdürülmesi gerektiğini savunuyor. Ben Gvir'e göre, mevcut ateşkes anlaşması Hizbullah'a yeniden toparlanma fırsatı verecek ve uzun vadede İsrail için daha büyük bir tehdit oluşturacak. Ben Gvir, açıklamasında ayrıca, 'Savaşın amacına ulaşılmadan sonlandırılması, ulusal güvenliğimize ihanettir' dedi. Başbakan Netanyahu ise anlaşmayı savunarak, Lübnan'da kalıcı bir istikrarın İsrail'in güvenliği için hayati olduğunu vurguladı. Ancak Netanyahu'nun koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı ortakları, anlaşmaya karşı çıkarak hükümet içinde gerilime neden oluyor. Benzer bir eleştiri daha önce de Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'ten gelmişti; Smotrich, anlaşmanın Hizbullah'a zafer kazandıracağını öne sürmüştü.
Bölgesel ve küresel boyut: Ateşkesin geleceği
Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes, bölgesel dengeleri derinden etkileme potansiyeline sahip. Bir yandan Hizbullah'ın savaş sonrası zayıflayan konumunun yeniden güçlenmesine izin vermemeyi hedeflerken, diğer yandan Lübnan ordusunun güneydeki varlığını artırmasını öngörüyor. ABD ve Fransa'nın garantör olduğu anlaşma, taraflar arasındaki çatışmaları durdurmayı amaçlıyor. Ancak İsrail'in aşırı sağcı kanadının muhalefeti, anlaşmanın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, İsrail'in güvenlik kaygıları ile bölgesel istikrar arasında bir denge kurmaya çalıştığını belirtiyor. Bölge ülkeleri, İsrail-Lübnan ateşkesini memnuniyetle karşılarken, İran destekli Hizbullah'ın anlaşmaya ne kadar uyacağı ise merak konusu. Anlaşma ayrıca İsrail'in Gazze'deki savaşını da etkileyebilir, zira İsrail ordusu dikkatini kuzeyden güneye kaydırma fırsatı bulabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan ateşkesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu politikaları açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, bölgesel istikrarı desteklemekte ve özellikle Lübnan'ın toprak bütünlüğünün korunmasına önem vermektedir. Ateşkesin sürmesi halinde, Türkiye'nin Lübnan'daki siyasi ve ekonomik varlığını güçlendirmesi beklenebilir. Ancak anlaşmanın uygulanması aşamasında yaşanabilecek aksaklıklar, mülteci akımları ve insani krizlere yol açabilir. Ayrıca, İsrail ile normalleşme sürecinin hız kazanması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları ve enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlıkları da etkileyebilir. Türkiye'nin, bölgedeki dengeleri korumak için hem Lübnan hükümeti hem de diğer aktörlerle temasını sürdürmesi beklenmektedir.