İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, işgal altındaki Batı Şeria'da 2,162 yeni konut inşa edilmesini öngören bir planı duyurdu. Smotrich, yaptığı açıklamada bu adımın "topraklar üzerindeki hakimiyetimizi güçlendireceğini" belirtti. Söz konusu karar, uluslararası toplumun geniş tepkisine yol açarken, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülke ve kuruluş, İsrail'in yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Plan, Smotrich'in daha önce de benzer adımlar attığı bir dönemde geliyor. Smotrich, Batı Şeria'daki yerleşimlerin genişletilmesini savunan aşırı sağcı bir siyasetçi olarak biliniyor. İsrail hükümeti, 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da yüzlerce yerleşim birimi inşa etmiş durumda. Uluslararası toplum, bu yerleşimlerin Filistin topraklarının bölünmesine ve iki devletli çözümün önünde engel oluşturduğunu belirtiyor.
Smotrich'in duyurusu, İsrail-Filistin çatışmasının tırmanma potansiyelini artırıyor. Filistin yönetimi, bu planı kınayarak uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulundu. Hamas ise daha sert bir dil kullanarak bu adımın "savaş ilanı" anlamına geldiğini söyledi. İsrail'in yerleşim politikaları, Başkan Joe Biden yönetimindeki ABD tarafından da eleştirilse de Washington, somut yaptırımlardan kaçınıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri, Orta Doğu'da istikrarsızlığın temel kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. 2023'teki Hamas saldırısı ve Gazze'deki savaşın ardından bölgede tansiyon zaten yüksekken, bu tür adımların krizi derinleştirmesi bekleniyor. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, İsrail'in bu hamlesini kınarken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuya ilişkin bir karar alması bekleniyor. Ancak ABD'nin veto yetkisi, Konsey'in etkili bir karar almasını sıklıkla engelliyor.
İsrail hükümetinin bu kararı, aynı zamanda iç siyasette de tartışmalara yol açtı. Muhalefetteki merkez ve sol partiler, Smotrich'in hamlesini "provokasyon" olarak nitelerken, koalisyon ortakları ise desteğini sürdürüyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini savaş suçu olarak değerlendirebileceğine dair sinyaller veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve İsrail'in yerleşim politikalarına yönelik eleştirileriyle biliniyor. Ankara, bu kararı kınayarak Türkiye'nin iki devletli çözüme bağlılığını yinelemesi bekleniyor. Bu gelişme, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilime yol açabilir. Ayrıca, bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir; çünkü Filistin sorununun çözümsüzlüğü, terörizm ve göç gibi sorunları besliyor. Türkiye'nin bu konuda diplomatik girişimlerini artırması olası.