Ortadoğu'da İran merkezli çatışmaların başlamasının üzerinden 100 gün geçti. Ateşkes çağrıları ve kısmi duruşlar yaşansa da savaşın küresel etkileri – enerji fiyatlarından tedarik zincirlerine, mülteci akınlarından jeopolitik dengelere kadar – tüm hızıyla sürüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre çatışmalarda en az 12 bin sivil hayatını kaybetti, 2 milyondan fazla kişi yerinden edildi. Ekonomik maliyet ise 150 milyar doları aşmış durumda.
Çatışmanın Arka Planı ve Sayılarla Gelişmeler
İran ve İsrail arasında Kasım 2023'te başlayan doğrudan askeri çatışma, kısa sürede bölgesel bir savaşa dönüştü. İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması tehditleri ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları küresel deniz ticaretini felç etti. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre petrol fiyatları varil başına 120 doları aşarken, doğalgaz fiyatları Avrupa'da yüzde 40 arttı. Savaşın ilk 100 gününde İran, 500'den fazla balistik füze fırlatırken, İsrail Savunma Kuvvetleri 3 binden fazla hava saldırısı düzenledi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Çatışmalar yalnızca İran ve İsrail'le sınırlı kalmadı. Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'deki milis gruplar savaşa dahil oldu. Irak'ta ABD üslerine düzenlenen saldırılar, ülkedeki ABD varlığını tehdit eder hale geldi. Kızıldeniz'de ticaret hacmi yüzde 30 azalırken, Süveyş Kanalı gelirleri Mısır için ciddi kayba uğradı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, bölgede 3 milyona yakın kişinin insani yardıma muhtaç olduğunu açıkladı. Ateşkes müzakereleri Katar, Türkiye ve Rusya'nın arabuluculuğunda sürüyor ancak taraflar arasında kalıcı barış için henüz somut adım atılmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem diplomatik hem de insani yardım alanında aktif rol oynuyor. Çatışmaların Türkiye'ye en büyük etkisi ekonomik oldu: Enerji maliyetlerindeki artış cari açığı büyütürken, İran'la ticaret hacmi yüzde 45 düştü. Ayrıca Irak ve Suriye sınırında güvenlik riski arttı; PKK'nın İran bağlantılı unsurlarla iş birliği yaptığına dair istihbarat raporları Ankara'yı tedirgin ediyor. Türkiye, hem Rusya hem de Batı ile dengeli bir politika izlerken, İran'da rejim değişikliği senaryolarının bölge istikrarını daha da bozabileceğinin farkında. Uzun vadede Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefi, İran'ın istikrarsızlaşmasıyla sekteye uğrayabilir.