Ermenistan'da halk, ülkenin gelecekteki jeopolitik yönünü belirleyecek erken genel seçim için sandık başına gitti. Seçim, geleneksel müttefiki Rusya ile giderek yakınlaştığı Avrupa Birliği arasında bir tercih olarak görülüyor. Mevcut Başbakan Nikol Paşinyan'ın reformist ve Batı yanlısı çizgisine karşı, Rusya ile derin bağları savunan muhalefet bloğu yarışıyor.
Seçimin arka planı: Dağlık Karabağ yenilgisi ve siyasi kriz
2020 yılında Dağlık Karabağ'da Azerbaycan karşısında alınan askeri yenilgi, Ermenistan'da büyük bir siyasi krize yol açtı. Paşinyan, savaşın ardından istifaya zorlanmış, ancak geçici olarak görevde kalmıştı. Muhalefet, Paşinyan'ı teslimiyetçi olmakla suçlarken, başbakan ülkeyi modernleştirme ve yolsuzlukla mücadele vaatleriyle seçime gidiyor.
Seçim, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısının ardından değişen küresel dengelerin gölgesinde gerçekleşiyor. Ermenistan, Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nün (KGAÖ) bir üyesi olmasına rağmen, Paşinyan yönetimi son dönemde AB ve ABD ile ilişkileri güçlendirdi. Avrupa Parlamentosu, seçim gözlemcileri gönderirken, Rusya da süreci yakından takip ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Güney Kafkasya'da denklem değişiyor
Ermenistan'daki seçim sonuçları, sadece ülkenin iç siyasetini değil, aynı zamanda Güney Kafkasya'daki güç dengelerini de etkileyecek. Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle bölgeye daha az odaklanırken, Türkiye ve Azerbaycan'ın oluşturduğu ittifak, bölgede daha etkin hale geldi. AB ise enerji çeşitlendirmesi ve doğu sınırlarının güvenliği için Güney Kafkasya'ya daha fazla ilgi gösteriyor.
Paşinyan'ın zaferi, Ermenistan'ın AB üyelik sürecini hızlandırabilir ve Rusya'dan bağımsız bir dış politika izlemesine yol açabilir. Ancak Moskova, Ermenistan ekonomisi ve enerji arzı üzerindeki etkisini koruyor. Muhalefetin kazanması durumunda ise, Rusya ile stratejik ortaklığın yeniden güçlendirilmesi ve KGAÖ'nün rolünün artırılması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Paşinyan'ın iktidarda kalması, sınır kapılarının açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönündeki adımları hızlandırabilir. Ancak muhalefetin zaferi, süreci yavaşlatabilir ve Türkiye'nin Azerbaycan ile dayanışmasını güçlendirebilir. Türkiye, bölgede Rusya'nın etkisinin azalmasından memnuniyet duysa da, Ermenistan'ın AB'ye yakınlaşmasının Karabağ sorununun çözümünde yeni dinamikler yaratmasını bekliyor. Genel olarak, seçim sonucu Türkiye'nin Güney Kafkasya politikasında esneklik kazanmasına veya yeni zorluklarla karşılaşmasına neden olabilir.