ABD Başkanı Donald Trump, İran ile 'büyük bir anlaşmaya' varıldığını ve barışın yakında imzalanabileceğini açıklarken, Tahran yönetimi bu iddiayı yalanladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, yaptığı açıklamada, 'Henüz nihai bir sonuca ulaşılmış değil. Görüşmeler devam ediyor' ifadelerini kullandı. Bu çelişkili açıklamalar, Ortadoğu'da uzun süredir devam eden gerilimin sona erip ermeyeceğine dair soru işaretlerini artırdı. Trump, geçtiğimiz hafta yaptığı bir konuşmada, İran ile 'tarihi bir anlaşma' imzalamaya çok yaklaştıklarını ve bu anlaşmanın İran'ın nükleer programını sınırlayacağını söylemişti. Ancak İran'ın bu açıklamayı kategorik olarak reddetmesi, sürecin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.
Gelişmenin arka planı: Müzakerelerdeki son durum
ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakereler, aylardır Umman ve Katar arabuluculuğunda devam ediyor. Taraflar, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesinin düşürülmesi ve yaptırımların hafifletilmesi konularında prensipte anlaşmaya vardı. Trump yönetimi, nükleer dosyanın yanı sıra İran'ın bölgedeki vekil güçlerine verdiği desteğin de sona erdirilmesini talep ediyor. İran ise öncelikle ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılmasını ve nükleer programının barışçıl olduğunun tanınmasını istiyor. Trump'ın 'büyük anlaşma' söylemi, seçim öncesi bir propaganda olarak yorumlanırken, İran'ın temkinli yaklaşımı, Tahran'ın ABD'ye güvensizliğini yansıtıyor. Kasımi, 'Biz nihai metin üzerinde çalışıyoruz, ancak henüz bir mutabakat yok' diyerek sürecin devam ettiğini vurguladı.
Bu sırada İran'ın en büyük petrol müşterisi Çin ile ABD arasında devam eden ticaret savaşları, müzakerelerin bir diğer boyutunu oluşturuyor. Washington, Tahran'ın Çin'e petrol satışını engellemeye çalışırken, İran farklı pazarlar arayışında. Trump yönetimi, anlaşma sağlanması halinde İran'ın günlük ham petrol ihracatına belirli bir kota getirilmesini planlıyor. İran'ın nükleer anlaşma konusundaki en önemli talebi ise, ABD'nin anlaşmadan tek taraflı çekilmesine benzer bir senaryonun tekrarlanmaması için hukuki garanti istemesi. Bu madde, Trump'ın imzalayacağı herhangi bir anlaşmanın gelecekte başka bir başkan tarafından feshedilemeyeceğine dair bir kloz içermiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Anlaşmanın etkileri
ABD-İran arasında olası bir anlaşma, Ortadoğu'da dengeleri kökünden değiştirebilir. İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel aktörler, Tahran'ın elinin güçleneceği endişesiyle sürece temkinli yaklaşıyor. İsrail, İran'ın nükleer programına karşı askeri seçenekleri masada tutarken, Suudi Arabistan da İran'ın bölgesel nüfuzunun sınırlanmasını talep ediyor. ABD'nin anlaşma yapması halinde, İran'a uygulanan yaptırımların büyük ölçüde kalkması bekleniyor. Bu durum İran ekonomisini canlandıracak olsa da, bölgedeki vekil savaşlarını da körükleyebilir. Yemen'de Husilere, Suriye'de Esad rejimine ve Lübnan'da Hizbullah'a verilen destek, İran'ın elindeki en önemli kozlar arasında. Anlaşma kapsamında bu gruplara verilen desteğin kesilmesi ise Tahran için kırmızı çizgi.
Küresel petrol piyasaları, ABD-İran arasındaki gelişmelere hassas bir şekilde tepki veriyor. Olası bir anlaşma, İran'ın petrol ihracatını artırmasına ve küresel arz fazlasına yol açarak petrol fiyatlarını düşürebilir. Ancak Trump'ın anlaşmayı abartması, piyasalarda kısa vadeli dalgalanmalara neden oldu. Diğer yandan, Rusya ve Çin, ABD-İran anlaşmasının kendi çıkarlarını nasıl etkileyeceğini hesaplıyor. Moskova, İran'la askeri ve enerji iş birliğini sürdürürken, Pekin ise İran petrolüne erişimin garantilenmesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasında olası bir anlaşma, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. İran ile Türkiye arasında 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi bulunurken, yaptırımların hafiflemesi bu hedefe ulaşmayı kolaylaştırabilir. Özellikle doğalgaz ve petrol ticaretinde İran'ın daha aktif rol alması, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayabilir. Ancak anlaşma sonrası İran'ın bölgesel nüfuzunun artması, Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin askeri ve siyasi çıkarlarını zedeleyebilir. Tahran'ın PKK/YPG'ye yönelik tutumu da belirsizliğini koruyor. Ankara, anlaşma görüşmelerinde Türkiye'nin endişelerinin dikkate alınması için yoğun diplomasi yürütüyor.