Rusya, 12 Haziran gecesi Ukrayna'ya geniş çaplı bir insansız hava aracı (drone) saldırısı düzenledi. Saldırıda başkent Kiev ve güneydeki Mikolayiv bölgesi hedef alındı. Ukrayna hava savunma kuvvetleri, fırlatılan 117 dronun büyük çoğunluğunu imha ettiğini açıklasa da, isabet alan noktalarda büyük yangınlar çıktı. Kiev'deki saldırıda bir kişi yaralanırken, Mikolayiv'deki bir sanayi tesisinde çıkan yangın saatlerce söndürülemedi. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi, yangınlara müdahale için çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildiğini duyurdu.
Saldırının arka planı ve hedefleri
Rusya'nın son haftalarda Ukrayna'ya yönelik drone saldırılarını yoğunlaştırdığı gözlemleniyor. Saldırıda kullanılan Şahid tipi kamikaze dronların, İran yapımı olduğu ve Rus ordusu tarafından yoğun biçimde kullanıldığı biliniyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, 117 dronun 90'ından fazlasının elektronik harp ve uçaksavar sistemleriyle düşürüldüğü belirtildi. Kiev Valisi Serhiy Popko, başkent üzerinde gece boyunca süren hava saldırısında enkaz düşmesi sonucu bir sivilin yaralandığını ve bazı binalarda hasar oluştuğunu aktardı. Mikolayiv Valisi Vitaliy Kim ise, bölgedeki bir tarım deposunda başlayan yangının kısa sürede büyüdüğünü ve itfaiye ekiplerinin yangını kontrol altına almak için yoğun çaba harcadığını söyledi.
Saldırı, Ukrayna'nın son dönemde Batı'dan aldığı uzun menzilli silahlarla Rus topraklarını vurmasının ardından geldi. Moskova yönetimi, Ukrayna'nın enerji altyapısına ve askeri tesislerine yönelik saldırılarını sürdürerek Kiev'i müzakere masasına zorlamayı hedefliyor. Ancak Ukrayna tarafı, bu tür saldırıların kendilerini daha da dirençli hale getirdiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, savaşın iki yılını geride bırakmasına rağmen tüm şiddetiyle devam ediyor. Özellikle drone saldırıları, sivil halk üzerinde psikolojik baskı oluştururken, Ukrayna'nın hava savunma sistemlerinin ne kadar etkili olduğunu da test ediyor. Batılı müttefikler, Ukrayna'ya gönderdikleri hava savunma sistemlerinin bu saldırılara karşı kısmen başarılı olduğunu belirtse de, Rusya'nın yüksek sayıda drone kullanarak Ukrayna savunmasını aşmaya çalıştığı görülüyor.
Öte yandan, bu saldırıların Karadeniz'deki güvenlik durumuna da etkisi bulunuyor. Mikolayiv bölgesi, Karadeniz kıyısındaki önemli liman kentlerine yakınlığıyla dikkat çekiyor. Rusya'nın bölgedeki yoğun saldırıları, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve deniz ticaretini olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Uluslararası toplum, savaşın sona ermesi için diplomatik çabaları sürdürse de, taraflar arasında kalıcı bir ateşkes sağlanması şu an için mümkün görünmüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırılar, Ukrayna'daki savaşın Karadeniz bölgesinde yarattığı güvenlik riskini bir kez daha göstermektedir. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki deniz trafiğini düzenleyen ve savaşın başından bu yana arabuluculuk rolü üstlenen bir ülke olarak, çatışmaların tırmanmasından doğrudan etkilenmektedir. Rusya'nın Ukrayna limanlarına ve kıyı bölgelerine yönelik saldırıları, bölgedeki ticaret yollarının güvenliğini tehdit etmekte ve dolaylı olarak Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını da etkilemektedir. Ayrıca, NATO müttefiki olan Türkiye, bu tür gelişmeleri yakından izleyerek hem kendi savunma önlemlerini almakta hem de ittifak içinde koordinasyonu sağlamaktadır. Savaşın uzaması, Türkiye'nin enerji ve tahıl ticaretindeki jeopolitik konumunu zorlamaya devam etmektedir.