ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların üzerinden geçen yaklaşık 100 günlük süreçte, Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışında yaşanan ciddi aksamalar küresel ekonomi üzerinde ağır bir yük oluşturuyor. Anadolu Ajansı’nın raporuna göre bu dönemde petrol, doğalgaz ve gübre sevkiyatlarındaki kesintiler dünya ticaret hacminin daralmasına ve ekonomik büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesine yol açtı. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın kapanmaya yakın bir durumda olduğunu ve bunun küresel enerji piyasalarında benzeri görülmemiş bir şoka neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Çatışmanın küresel ticarete etkisi
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20’sine ve doğalgaz arzının da önemli bir kısmına ev sahipliği yapıyor. İran’ın çıkış noktası olan bu stratejik su yolunda güvenlik riskleri nedeniyle ticaret gemilerinin geçişleri ciddi şekilde kısıtlandı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları, İran’ın da bölgedeki müttefikleri aracılığıyla boğazda tansiyonu yükseltmesiyle sonuçlandı. Son 100 günde ticaret hacminde %12’ye varan daralma yaşandığı ve bunun özellikle Asya-Pasifik ülkelerini doğrudan etkilediği belirtiliyor.
Küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar, gübre fiyatlarının hızla yükselmesine ve tarımsal üretim maliyetlerinin artmasına neden oldu. Dünya Bankası verilerine göre gübre fiyatları son çeyrekte %30 oranında arttı, bu da gıda fiyatlarında yeni bir dalganın habercisi olarak değerlendiriliyor. Aynı dönemde doğalgaz fiyatları Avrupa’da %40 yükselirken, ham petrol varili 95 dolar seviyelerine ulaştı.
Küresel ekonomik büyüme beklentileri
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), bu yıl için büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. IMF, küresel büyüme beklentisini %3,2’den %2,8’e çekerken, DTÖ ticaret hacmi büyümesini %2,6’dan %1,5’e düşürdü. Çatışmaların devam etmesi halinde bu oranların daha da gerileyeceği ve bir resesyon riskinin belireceği ifade ediliyor. Özellikle enerji bağımlılığı yüksek olan gelişmekte olan ekonomilerin bu krizden en fazla etkileneceği öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimden doğrudan etkileniyor. Artan petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin cari açığını büyütürken enflasyonu da tetikliyor. Ayrıca Rusya-İran ekseninde şekillenen alternatif enerji koridorları, Ankara’nın dış politikada daha dikkatli bir denge politikası izlemesini gerektiriyor. Öte yandan Türkiye’nin lojistik üs olarak öne çıkma potansiyeli, kriz ortamında avantaja dönüşebilir. Ancak kısa vadede yüksek enerji maliyetleri ve daralan dış talep, Türkiye ekonomisini zorlayacak faktörler arasında yer alıyor.