İran, ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde bulunan tüm havalimanlarını güvenlik gerekçesiyle kapatma kararı aldı. Yerel kaynaklara göre, bu karar Amerika Birleşik Devletleri ile artan askeri gerilimin bir sonucu olarak alındı ve bölgedeki tüm uçuşlar ikinci bir duyuruya kadar askıya alındı. İran devlet medyası, kapatma kararının hava sahası güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını duyururken, Tahran yönetimi son günlerde ABD'nin bölgedeki askeri hareketliliğine karşı daha sert önlemler almaya başladı.
Gelişmelerin arka planı
Hürmüzgan eyaleti, stratejik Hürmüz Boğazı'na kıyısı olan ve İran petrol ihracatı için hayati öneme sahip bir bölge olarak biliniyor. Bölgede bulunan Hürmüz, Kışm ve Bender Abbas gibi şehirlerdeki havalimanlarının kapatılması, hem sivil havacılığı hem de askeri lojistiği etkileyebilir. İran'ın bu hamlesi, ABD'nin bölgeye ek askeri güç sevk etmesi ve Basra Körfezi'nde devriye artırmasının ardından geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), son haftalarda Hürmüz Boğazı'nda tatbikatlar düzenlemiş ve ABD savaş gemilerine karşı uyarılarda bulunmuştu. Uzmanlar, havalimanlarının kapatılmasının İran'ın savaş hazırlıklarının bir parçası olabileceğini veya ABD'nin olası bir saldırısına karşı alınan bir önlem olduğunu yorumluyor.
İran Sivil Havacılık Otoritesi, konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmazken, yerel haber ajansları kapatma kararının “güvenlik koşulları” ve “bölgedeki hassas durum” nedeniyle alındığını bildirdi. Hürmüzgan Valiliği ise bölgedeki havaalanlarının geçici olarak kapatıldığını ve yolcuların alternatif ulaşım yollarına yönlendirildiğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir nokta. İran'ın bu bölgede havalimanlarını kapatması, ticari ve askeri uçuşlar için doğrudan bir tehdit oluşturmanın yanı sıra, boğazdaki güvenlik risklerini de artırıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki hava ve deniz gücünü son haftalarda önemli ölçüde takviye etti. Pentagon, geçtiğimiz hafta B-52 bombardıman uçaklarının Orta Doğu'ya konuşlandırıldığını ve bir uçak gemisi filosunun bölgede hazır beklediğini açıklamıştı. İran'ın bu hamlesi, ABD ile doğrudan bir çatışma riskini artırırken, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi Körfez ülkeleri de tedirginlik içinde. Bölge ülkeleri, İran-ABD geriliminin kısa sürede daha da tırmanmasından endişe ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasında tırmanan bu gerilim, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek bir jeopolitik dinamik oluşturuyor. Öncelikle, Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir kriz, küresel enerji fiyatlarını yukarı çekerek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca, İran sınırındaki istikrarsızlık, Türkiye'nin güneydoğu sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ankara, bu krizde denge politikasını sürdürmeye çalışırken, İran ile ticaret ve enerji işbirliği anlaşmaları da risk altına girebilir. Türkiye'nin, bölgede Rusya ve Katar gibi aktörlerle birlikte arabuluculuk girişimlerinde bulunması beklenebilir. Bu kriz, aynı zamanda Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir.