İran'da uzun süredir iktidarda olan Dini Lider Ali Hamaney'in cenazesi, başkent Tahran'da düzenlenen bir törenle toprağa verildi. Ancak cenaze töreni, ABD ile İran arasında yeni bir çatışma dalgasının patlak vermesiyle gölgelendi. ABD güçleri, İran'ın nükleer tesislerine yönelik olduğu iddia edilen hava saldırıları düzenlerken, İran da devrim muhafızları aracılığıyla ABD üslerine misilleme yaptı. Bu gelişmeler, bölgesel savaş korkularını yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Hamaney'in cenaze töreni, İran'ın en yüksek dini ve siyasi otoritesinin kaybı nedeniyle büyük bir katılımla gerçekleşti. Ancak cenaze sırasında ABD'nin İran'ın nükleer programını hedef alan saldırıları duyuldu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmayı amaçladığı belirtildi. Buna karşılık İran, Basra Körfezi'ndeki ABD donanma gemilerine füze saldırıları düzenledi. Her iki taraf da çatışmaların tırmanabileceği sinyalini verdi.
Hamaney'in halefi konusu da belirsizliğini koruyor. Cenazede halk, yeni liderin hızlıca seçilmesini talep ederken, İran Meclisi'nin Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'yi geçici olarak yetkilendirdiği bildirildi. Ancak Reisi'nin Hamaney'in sahip olduğu dini otoriteye sahip olmadığı için İran'daki siyasi dengelerin değişebileceği yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran çatışması, Ortadoğu'da zincirleme etkilere yol açıyor. İsrail, saldırılara destek verirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri endişeli bir beklemede. Irak ve Suriye'deki İran yanlısı milisler de çatışmalara katılma sinyali verdi. Petrol fiyatları saldırıların ardından yüzde 5'in üzerinde yükselirken, küresel piyasalarda belirsizlik hakim. Rusya ve Çin, tarafları itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği acil bir diplomatik girişim başlatma kararı aldı.
Analistler, bu çatışmanın ABD'nin İran'a yönelik maksimum baskı politikasının bir parçası olduğunu belirtiyor. Ancak İran'ın Hamaney sonrası dönemde daha öngörülemez olabileceği uyarısı yapılıyor. New York Times'a konuşan bir yetkili, 'Bu bir vekalet savaşı değil, doğrudan bir çatışmaya dönüşüyor' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye için kritik bir sınamadır. Türkiye, İran ile kara sınırına sahip olması ve aynı zamanda NATO üyesi olması nedeniyle iki ateş arasında kalmaktadır. Çatışmanın tırmanması, Türkiye'nin güneydoğu sınırında yeni bir göç dalgasına, enerji arzında kesintilere ve bölgesel ticaretin aksamasına yol açabilir. Ayrıca İran'daki rejim değişikliği Türkiye'nin Ortadoğu politikasını doğrudan etkileyecek unsurlardan biridir. Türkiye, diplomatik girişimlerini hızlandırmalı ve gerilimin azaltılması için arabuluculuk rolü üstlenmelidir.