ABD ve İran, aylardır süren aralıklı müzakerelerin ardından 19 Haziran Cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde geçici bir barış anlaşması imzalamaya hazırlanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin başını çektiği görüşmeler, Tahran yönetiminde bazı isimleri öne çıkarırken, en fazla kazananın Muhammed B... olduğu belirtiliyor. Anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte İran'a yönelik bazı yaptırımların hafifletilmesi ve nükleer programın belirli bir süre dondurulması bekleniyor.
Görüşmelerin Perde Arkası
Müzakereler, 2023'ün başından bu yana Umman ve Katar arabuluculuğunda yürütülüyordu. ABD'nin eski Başkanı Donald Trump'ın 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesiyle tırmanan gerilim, son iki yılda yerini diplomatik temaslara bıraktı. İran tarafında Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Şemhani aktif rol oynarken, siyasi kulislerde en çok konuşulan isim Muhammed B... oldu. B..., İran'ın muhafazakâr kanadına yakınlığıyla biliniyor ve müzakerelerde ABD'ye karşı sert çizgisiyle tanınıyor. Anlaşmanın imzalanması, B...'nin itibarını artırırken, reformist kanadın ise hayal kırıklığı yaşadığı ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Anlaşma, Ortadoğu'da dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın nükleer programının sınırlandırılmasından memnuniyet duyarken, İsrail ise anlaşmayı 'tehlikeli bir taviz' olarak nitelendiriyor. Avrupa Birliği ve Çin, anlaşmayı desteklerken, Rusya'nın temkinli yaklaştığı gözleniyor. Petrol piyasalarında anlaşma beklentisiyle fiyatlar gerilerken, İran'ın ham petrol ihracatının önümüzdeki aylarda artması bekleniyor. Anlaşmanın ayrıntıları henüz netleşmese de, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %3.67 seviyesinde durdurması ve uluslararası denetimlere izin vermesi öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ithalatında önemli bir rol oynaması nedeniyle bu anlaşmayı yakından takip ediyor. Anlaşmanın hayata geçmesi, Türkiye'nin İran'dan doğal gaz ve petrol tedarikinde rahatlama sağlayabilir. Ayrıca, bölgesel istikrarın artması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik kaygılarını dolaylı olarak azaltabilir. Ancak İran'ın nükleer programının tamamen durdurulmaması ve İsrail'in tepkisi, Türkiye'nin dengeli politikasını korumasını gerektirecek bir ortam yaratıyor. Ankara'nın, anlaşma sonrası oluşacak yeni bölgesel denklemde hem ABD hem de İran ile ilişkilerini yönetmesi kritik önem taşıyor.