GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika

Fransa’da Aşırı Sağın Zaferi: Le Pen ve Bardella’nın Yükselişi

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Fransa’da Aşırı Sağın Zaferi: Le Pen ve Bardella’nın Yükselişi
🏛️
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: ABD CFR Yayını
🏛️ ABD CFR Yayını
Çeviri Kaynağı
Foreignaffairs — Bu haber, Foreignaffairs'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Fransa, siyasi tarihinin en kritik dönemeçlerinden birine yaklaşıyor. Marine Le Pen önderliğindeki Ulusal Birlik (RN) partisi, genç lider Jordan Bardella ile birlikte anketlerde tarihî bir yükseliş yakaladı. Avrupa seçimlerinde aldığı yüzde 30’u aşan oy oranıyla Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ittifakını geride bırakan RN, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde iktidara yürüyor. Peki, bu durum Fransa’nın Avrupa Birliği (AB) içindeki konumunu nasıl etkileyecek? Le Pen ve Bardella’nın zaferi, AB’nin geleceği, göç politikaları ve NATO taahhütleri açısından ne anlama geliyor?

Gelişmenin Arka Planı: Irksal Gerilim ve Ekonomik Kaygılar

Fransa, son yıllarda artan göçmen karşıtlığı, İslamofobi ve kimlik siyasetiyle derin bir toplumsal kutuplaşma yaşıyor. Sarı Yelekliler protestoları, Covid-19 salgını ve enflasyonun tetiklediği ekonomik sıkıntılar, geleneksel merkez partilerin tabanını aşındırdı. Bu ortamda Marine Le Pen’in “Fransa’yı yeniden büyütmek” ve “ulusal egemenliği geri kazanmak” vaatleri, kırsal kesim ve işçi sınıfı arasında güçlü bir karşılık buldu. Partinin genç lideri Jordan Bardella ise 28 yaşında olmasına rağmen, net mesajları ve medya performansıyla seçmenleri etkiliyor. Bardella’nın özellikle genç erkek seçmenler arasında popülerliği dikkat çekiyor. Le Pen, 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Macron’a kaybetmiş olsa da, bu kez anketler onu birinci sıraya koyuyor. Eğer bu eğilim devam ederse, Fransa 2027’de ilk kez aşırı sağcı bir cumhurbaşkanı seçebilir.

Le Pen’in zaferi, yalnızca Fransız siyasetinde değil, tüm Avrupa’da domino etkisi yaratma potansiyeline sahip. İtalya’da Giorgia Meloni’nin başbakan olması, İsveç’te aşırı sağın hükümete destek vermesi ve Almanya’da AfD’nin yükselişiyle birlikte, AB’nin temel değerleri ve politikaları giderek daha fazla sorgulanıyor. Le Pen, “Önce Fransa” politikasını benimsiyor; AB’nin üye devletler üzerindeki yetkilerini sınırlamak, Schengen sınırlarını sıkılaştırmak ve ulusal yasaların AB hukukuna üstünlüğünü sağlamak istiyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa ve NATO Üzerinde Etkiler

Le Pen’in seçilmesi halinde, Fransa’nın AB içindeki rolü köklü bir değişime uğrayabilir. Le Pen, AB bütçesine katkıları azaltmayı, ortak tarım politikasını ulusal çıkarlar doğrultusunda yeniden müzakere etmeyi ve hatta Fransa’nın AB’den ayrılması (Frexit) konusunu referanduma götürebileceğini ima ediyor. Ancak bu söylem, geçmiş yıllara kıyasla daha ılımlı bir ton içerse de, AB’nin işleyişi için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle Fransa-Almanya ekseni, AB’nin motoru olarak kabul edilirken, Le Pen’in Almanya’ya karşı eleştirel tutumu bu dengeyi bozabilir.

NATO cephesinde ise Le Pen, Fransa’nın NATO’nun askerî kanadından çekilme sözü vermese de, ittifakın “bir savunma örgütü olarak kalması” gerektiğini vurguluyor. Bu, ABD’nin Avrupa’daki askerî varlığına ve NATO’nun ortak savunma harcamalarına şüpheyle yaklaştığı anlamına geliyor. Ukrayna savaşı bağlamında Le Pen, Rusya’ya karşı yaptırımlara temkinli yaklaşıyor ve diplomatik çözümden yana olduğunu belirtiyor. Bu tutum, Fransa’nın Doğu Avrupa’daki müttefikleriyle ilişkilerini germe potansiyeli taşıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Fransa’da aşırı sağın iktidara gelmesi, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Le Pen, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu açıkça ifade ediyor. Ayrıca Fransa’daki Müslüman nüfusa yönelik politikaları, Türkiye’nin Avrupa’daki imajını etkileyebilir. Ancak Le Pen’in Rusya’ya yakın duruşu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki çıkarlarıyla bazı noktalarda örtüşebilir. Yine de Fransa’nın NATO içindeki pozisyonundaki olası bir kayma, Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik konumunu da dönüştürebilir. Ankara’nın, Fransa’daki bu gelişmeyi yakından izlemesi ve olası senaryolara hazırlıklı olması gerekiyor.

Etiketler:
Fransaaşırı sağMarine Le PenJordan BardellaAvrupa BirliğiseçimNATOTürkiye

İlgili Haberler

Air France, Mali operasyonlarını tamamen durdurdu
Dış Politika

Air France, Mali operasyonlarını tamamen durdurdu

12 dk önce

İsviçre Parlamentosu Mercosur Anlaşması'nı Reddetti
Dış Politika

İsviçre Parlamentosu Mercosur Anlaşması'nı Reddetti

20 dk önce

İran'ın Hürmüz Stratejisi: Müzakere Gücü Olarak Boğaz
Dış Politika

İran'ın Hürmüz Stratejisi: Müzakere Gücü Olarak Boğaz

37 dk önce

Zelenski: Trump ve Macron'la Görüşme Savaşın Seyrini Değiştirebilir
Dış Politika

Zelenski: Trump ve Macron'la Görüşme Savaşın Seyrini Değiştirebilir

44 dk önce